Abbas'ın Suriye Ziyareti

25 Ocak 2007 Perşembe, Vakit gazetesi

Fitne tehlikesinin tüm İslâm dünyasını gittikçe endişelendirdiği sırada Katar'da mezhepler arasında yakınlaşma ve diyalog amacıyla ilmî toplantı düzenlendiği günlerde Filistin özerk yönetimi başkanı ve el-Fetih hareketinin lideri Mahmud Abbas da Suriye'nin başkenti Şam'daydı. Irak'ta Müslümanları birbirine düşürmek için mezhep farklılıklarından yararlanan fitnecilerin Filistin'de de siyasi görüş ayrılıklarını kullandıkları sırada böyle bir ziyaret HAMAS - el-Fetih diyalogu açısından önem taşıyordu.

Abbas'ın ziyareti Suriye - Filistin özerk yönetimi diyalogu açısından da önemliydi. Çünkü Suriye, 1993'te başlayan anlaşmalar sürecine destek vermediği için Filistin özerk yönetimiyle de sıcak bir ilişki içine girmemişti. HAMAS hükümeti bu ülkeyle ilişkileri geliştirmek için muhtelif ataklar yaptıysa da başkanlıkla Suriye arasında böyle bir yakınlaşma gerçekleşmemişti.

Ziyaretin en önemli yanını tabii ki HAMAS'ın Suriye'deki siyasi kadrosuyla ve en başta da hareketin Siyasi Birim başkanı Halid Meş'al'le görüşme oluşturacaktı. Fakat ilginçtir ki Mahmud Abbas bu konuda karar vermede son ana kadar tereddütte kaldı. Daha önce muhtelif vesilelerle basın mensuplarının konu hakkında sorduğu sorulara açık cevap vermekten kaçındı. Bizim tahminimize göre böyle tereddütte kalmasının en önemli sebebi özgürce karar vermekte zorluk çekmesiydi. Çünkü onun böyle bir görüşme yapmasının önünde şahsından veya Filistin ortamından kaynaklanan bir engel yoktu. Engel işgalci Siyonist devletten ve onu himaye eden Amerikan emperyalizminden kaynaklanıyordu. Sonunda görüşme kararı verebilmesinin de onların rızasını almasından değil onlardan kaynaklanan engeli aşma cesareti gösterebilmesinden ileri geldiği kanaatindeyiz.

Halid Meş'al'in görüşmeye arzulu olduğu ve ondan ya da temsil ettiği hareketten kaynaklanan bir engel bulunmadığı biliniyordu. Özellikle son dönemde Gazze'de yaşanan olayların üzerine gidilmesi, fitne ateşinin söndürülmesi ve bölgede istikrarın sağlanabilmesi için HAMAS böyle bir görüşmenin gerçekleşmesini ısrarla istiyordu. Bu yüzden ev sahipliği yapan Suriye, görüşmenin gerçekleşebilmesi için Mahmud Abbas'ı ikna etme ihtiyacı duymuştur. İşgalci Siyonistlerden ve Amerikan emperyalizminden kaynaklanan tüm engellemelere rağmen görüşmenin gerçekleşmesi ise her bakımdan faydalı olmuştur. Sadece bir liderler görüşmesi değil üst düzey yetkililerin de katıldığı bir heyetler arası görüşme gerçekleştirildi. HAMAS adına katılanlar arasında hareketin eski Siyasi Birim başkanı ve şu an yardımcısı olan Dr. Musa Ebu Merzuk da vardı.

Uzun süren görüşmeden sonra Şam'da birlikte basın toplantısı düzenlendi ve bir ortak basın bildirisi okundu. Benim bu toplantıya iştirak etme imkânım olmadığından basın toplantısının ve bildirinin ses kaydını Internet'ten çekerek dinledim. Toplantıda liderlerin açıklamalarında verilen bilgiler basın bildirisinde de özet bir şekilde sunuluyordu.

Bildiride liderlerin ve heyetlerin şu hususlarda aralarında ittifaka vardıkları dile getiriliyordu: Bir: Filistin içinde meydana gelen çatışmaların kesinlikle reddi ve ihtilafların çözümünde sadece diyalog dilinin kullanılması. İki: Ulusal ittifak hükümeti kurulması için diyalog çalışmalarının sürdürülmesi, bu amaçla Gazze'de faaliyet yürütecek bir diyalog komitesi oluşturulması ve önümüzdeki iki hafta içinde görüşmelerin sonuçlandırılması. Üç: FKÖ'nün Kahire Anlaşması'nda varılan ittifak doğrultusunda yeniden yapılandırılması ve tüm Filistinli grupları temsil edecek şekilde tekrar canlandırılması. Dört: Filistinlilerin meşru haklarının savunulması konusunda kararlı davranılması, geçici sınırlara sahip bir devlet formülünün kesinlikle kabul edilmemesi. Bildirinin sonunda görüşmenin gerçekleşmesine katkılarından ve ev sahipliği yapmasından dolayı Suriye'ye teşekkür ediliyor.

Bu arada Halid Meş'al'den sürekli "sürgündeki lider" olarak söz edilmesinin kültür emperyalizmine yön verenlerin zihin bulandırma çabalarının bir yansıması olduğuna dikkat çekmek istiyorum. Her şeyden önce Meş'al, bir mülteci ailede dünyaya gelmiş ve Filistin'in dışında büyümüş biridir. Herhangi bir sürgün sebebiyle Filistin dışına çıkmış değildir. Ailesi de yurtlarının gasp edilmesi sebebiyle, Filistin dışına iltica etmiştir ki bizim literatürümüzde buna "sürgün" değil "hicret" denmektedir. Bu konuda en azından İslâmî medya organlarının ve haber kaynaklarının duyarlılık göstermesini ve Meş'al'den HAMAS'ın Siyasi Birim başkanı olarak söz etmelerini rica ediyoruz.

İrtibatlı Yazılar

Yeni Filistin Hükümeti
Zevahiri'nin Suçlamaları
Meş'al'in Diplomatik Atağı
Diplomatik Trafik
Mekke Buluşması
Abbas'ın Suriye Ziyareti
Siyasi Operasyonlar
Filistin'de Ulusal İttifak
Abbas Cuntası
İsmail Heniyye'nin Seyahati
Filistin'de de Fitne Çabaları
Filistin'de Yaşananlar
Siyasi Operasyonlar
Emperyalizmin Cinayet Stratejisi
Filistin'de Ulusal İttifak
Önden Vuranlarla Arkadan Hançerleyenler Arasında Filistin
Filistin'deki Gelişmeler
Neyin Referandumu?
Fitne Tutmayınca Füze