Yeni Filistin Hükümeti

17 Mart 2007 Cumartesi, Vakit gazetesi

Filistin'de Mekke Anlaşması'na bağlı olarak sürdürülen görüşme ve pazarlıkların neticesinde "ulusal ittifak hükümeti" adı verilen yeni özerk yönetim hükümetinin listesi ve programı açıklandı. Hükümeti kurmakla görevlendirilen Başbakan İsmail Heniyye Bakanlar Kurulu listesini özerk yönetim başkanı Mahmud Abbas'a sundu. Hükümet listesi ve programı özerk yönetim parlamentosunun bugünkü (17 Mart 2007 Cumartesi) oturumunda tartışılacak. Daha sonra parlamentonun onayına sunulup güvenoyu istenecek. Kabul edilmesi konusunda herhangi bir oy çoğunluğu sorunu yok. Önemlisi sonrasında gelecek uyumlu çalışma ve ittifakın kalıcı olması olacaktır.

Biz bugünkü yazımızda hükümetin listesi üzerinde durmaya pek gerek görmüyoruz. Listede yer alan isimlerden tanınanları veya tanınması gerekenleri daha sonra belki gündeme getiririz. Ayrıca haberlerde bakanlıkların dağılımı hakkında bilgiler yer alacaktır. Biz bu yazımızda ağırlıklı olarak hükümetin programı üzerinde durmak istiyoruz. Ancak ondan önce şunu dile getirelim ki bu, hükümete ortak olan oluşumlardan herhangi birinin örgütsel programı değil bir hükümet programı niteliği taşımaktadır. Dolayısıyla HAMAS bu programı onaylarken ilkelerini korumaya çalışmış, ama siyasî çerçevede buluşma noktalarına yanaşmak amacıyla normalde kendi örgütsel programında yer almayan bazı hususların dâhil edilmesine de razı olmuştur. (Bunlardan yazımızın sonunda özetle söz edeceğiz). Bu, temel ilkelerini koruduğunu, hükümette biraz daha esnek davranmayı tercih ettiğini, hükümet dışı örgütsel yapısını ve programını ise sürdüreceğini gösterir.

Programda yer alan hususların genellikle İsmail Heniyye'nin müsteşarı Ahmed Yusuf'un Mısır'da bir basın toplantısında verdiği bilgilerde ortaya konan çerçeveye uyduğunu müşahede ettik.

Programın siyasi bölümünün birinci maddesinde şöyle deniyor: "Hükümet, bölgede güven ve istikrarın anahtarının Filistin toprakları üzerindeki İsrail işgalinin sona erdirilmesine ve Filistin halkının kendi gidişatını tayin hakkının onaylanmasına bağlı olduğunu tekit eder. Hükümet, uluslar arası toplumla birlikte işgalin sona erdirilmesi ve Filistin halkının meşru haklarının geri verilmesi, böylece bölgede barış, istikrar ve yükselişin güçlü altyapısının oluşması için çalışacaktır." Bu madde programın Filistin toprakları üzerinde işgali meşru kabul etmediğini ve bu konuda bazılarının yaptığı tahminlerin doğru çıkmadığını ortaya koymaktadır.

Aynı husus "İşgale Karşı Konum" bölümünün birinci maddesinde de tekit edilmekte ve şöyle denmektedir: "Hükümet, bölgede barış ve istikrarın Filistin topraklarındaki işgalin tüm unsurlarının ortadan kalkmasına, ırkçı ayrım duvarı ile Yahudi yerleşim merkezlerinin izalesine, Kudüs'teki Yahudileştirme politikasının sona ermesine ve hak sahiplerine haklarının iade edilmesine bağlı olduğunu tekit etmektedir."

Program, Filistin tarafının meşru müdafaa ve direniş hakkından taviz vereceği tahminlerinde bulunanların bu tahminlerinin de doğru çıkmadığını ortaya koyuyor. Bu konuda "İşgale Karşı Konum" bölümünün ikinci maddesinde şöyle deniyor: "Hükümet, direnişin Filistin halkının meşru hakkı olduğunu, tüm uluslar arası geleneklerin ve prensiplerin bunu sağladığını, İsrail'in herhangi bir saldırısı karşısında kendini savunmanın halkımızın meşru hakkı olduğunu, direnişin durmasının işgalin sona ermesine, özgürlük, yurda dönüş ve bağımsızlığın gerçekleşmesine bağlı olduğunu tekit eder." Aynı bölümde konuyla ilgili olarak İsrail'in işgalci tutumunu, cinayetlerini ve tutuklamalarını durdurması halinde bölgede sükûnetin sağlanması amacıyla ateşkesin kabul edilebileceği de hatırlatılıyor.

Aynı bölümde hükümet, görüşmeleri FKÖ'nün ve özerk yönetim başkanının yetkisine vererek bu işe girmeyeceğini ilan ediyor bir bakıma. Ancak halkın gidişatıyla ilgili herhangi bir karar verilebilmesi için bu konudaki önerinin parlamentonun onayına ya da referandum yoluyla halkoyuna sunulması şart koşuluyor.

Programın en çok tartışılacak maddesi Siyasi Hususlar bölümünün ikinci maddesi olacaktır. Bu maddede de şöyle deniyor: "Hükümet Filistin halkının yüksek ulusal çıkarlarını gözetme, haklarını koruma, kazanımlarına sahip çıkma ve bunları geliştirme, ulusal hedeflerini gerçekleştirmesi için çalışma prensibine bağlı kalacaktır. Aynı şekilde Ulusal Meclis'in (parlamentonun) kararlarını, Anayasa maddelerini, Ulusal Uzlaşma metnini ve Arap zirvelerinin kararlarını onaylamaktadır. Bu esasa binaen uluslar arası yasallık kararlarına ve FKÖ'nün imzaladığı anlaşmalara saygı duymaktadır." Bu madde son cümlede kastedilen anlaşmaların onaylanması anlamı taşımadığı gibi HAMAS bu anlaşmaları tanımama konusundaki tutumunu da değiştirmiş değildir. Fakat bu maddede dile getirilen husus yapılan pazarlıklar ve görüşmeler neticesinde belirlenen uzlaşma noktasıdır. Zaten en zor uzlaşma da bu konuda olmuştur ve yukarıda da dikkat çektiğimiz bir buluşma noktasına varılabilmesi, fitne ateşinin söndürülebilmesi, Filistin halkının belini büken ambargonun kırılabilmesi için böyle bir uzlaşmaya ihtiyaç duyulmuştur. Buna rağmen tartışılmaz olduğu söylenemez. Ama tartışırken iki şeyi göz önünde bulundurmak gerekir: Birinci olarak, bu uzlaşma ile HAMAS'ın işgali meşru kabul eden yaklaşımlara kesinlikle onay vermediğini, ikinci olarak da böyle bir noktada buluşmaya zorlayan reel şartları ve dış etkenleri.

İrtibatlı Yazılar

Zevahiri'nin Suçlamaları
Meş'al'in Diplomatik Atağı
Diplomatik Trafik
Mekke Buluşması
Abbas'ın Suriye Ziyareti
Abbas Cuntası
Siyasi Operasyonlar
Filistin'de Ulusal İttifak
k