16 Aralık 2006 Cumartesi, Vakit gazetesi
Filistin hükümetinin başbakanı bir diplomatik seyahat açısından uzun sayılabilecek kadar süre devam eden ve oldukça verimli geçen dış gezisinden yurduna döndü. Yüce Allah'tan, attığı adımları hayırlı kılmasını, gerçekleştirdiklerini bereketlendirmesini ve işgalci Siyonist saldırganlara karşı sürdürdüğü mücadeledeki azmine güç katmasını diliyoruz.
Heniyye'nin altı ülkeyi kapsayan ve 16 gün süren dış seyahati 14 Aralık Perşembe akşamı sona erdi. Ziyaret ettiği ülkeler ise Mısır, Katar, Bahreyn, Suriye, İran ve Sudan'dı.
Seyahat, Gazze'nin dünyaya açılan tek kapısı durumundaki Rafah sınır kapısının öbür tarafında yer alan Mısır'dan başladı. Burada yapılan görüşmelerin amacı Filistin'e uygulanan uluslar arası ambargonun yarılması ve etkisiz hale getirilmesi için birtakım adımlar atılmasıydı. Mısır'ın tavrı her zamanki gibi politikti. Mısır yönetimi yakın ilgi göstermekle birlikte pratiğe dönük müşahhas adımlar attığını söylememiz mümkün değildir.
İkinci durak olan Katar'da Filistin davası lehine önemli adımlar atıldı ve güzel ittifaklar gerçekleştirildi. Katar yönetimi, Filistin özerk yönetiminin sağlık ve eğitim kurumlarında çalışan elli bin elemanının maaşlarını altı ay süreyle ödemeyi taahhüt etti. Bu taahhüt, Filistin yönetiminin emperyalist ambargo sebebiyle yaşadığı ekonomik sıkıntıyı aşması açısından büyük önem arz ediyor. Çünkü Filistin'de en fazla personel çalıştıran üç mekanizma eğitim, sağlık ve güvenlik mekanizmasıdır. Katar yönetimi ayrıca Filistin İslâm Bankası'nı kurmayı ve Filistin'de bir spor kompleksi inşa etmeyi taahhüt etti. Ziyaret esnasında Kudüs Vakfı gökdeleninin de temeli atıldı. 100 kattan oluşacak gökdelenin geliri Kudüs davasına vakfedilecek ve buradan yıllık 90 milyon dolar gelir sağlanması bekleniyor. Katar ziyareti esnasında gerçekleştirilen önemli bir iş de Filistin okullarının temelinin atılması oldu.
Daha sonra Bahreyn'e geçen İsmail Heniyye burada Kral Hamed bin İsa Ali Halife ile görüştü. Kral Hamed'in Filistin halkının iradesine saygı duyduğuna ve destekte bulunacağına dair bir açıklama yaptığını öğrendik. ABD Dışişleri bakanının bir parmak işaretiyle Kudüs Müessesesi'nin iki yıl önce bu ülkede yapılacak kongresini iptal eden Bahreyn kralı açısından bu kadarını da küçük görmemek gerekir.
Bir sonraki durak olan Suriye'de görüşmelerin ağırlıklı gündemini Filistin yönetiminin diplomatik açılımının ve dışarıda temsil edilmesinin önündeki engellerin aşılmasıyla ilgili konular oluşturdu. Heniyye burada Cumhurbaşkanı Beşşar Esed başta olmak üzere birçok devlet yetkilisiyle görüştü. Suriye'de ayrıca Filistin direniş gruplarının temsilcileriyle de bir araya gelme ve görüşmeler yapma fırsatı elde etti.
İran'da Filistin davası yararına oldukça önemli adımlar atıldı. Heniyye burada ilk görüşmesini cumhurbaşkanı birinci yardımcısı Perviz Davudi ile yaptı. İslâm İnkılâbı Rehberi Ayetullah Ali Hamaney, Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, Düzenin Yararını Teşhis Konseyi başkanı Haşimi Rafsancani ve Dışişleri bakanı Manuçehr Muttaki başta olmak üzere önemli yetkililerle de görüşmeler yaptı. Filistin halkının mücadelesinin yanında olduğunu ortaya koyan İran'ın 250 milyon dolarlık bir yardım vaadi de oldu.
Heniyye, fitne merkezlerinin yol açtığı gerginlik sebebiyle Sudan programını tamamlayamadan seyahatini sonlandırma ve Filistin'e dönme ihtiyacı duydu. Ne yazık ki burada işgalci saldırgan devletin engellemesiyle karşılaştı. İşgal devletinin savaş bakanı Amir Peretz, Heniyye'nin girişini engellemek amacıyla Rafah sınır kapısını giriş çıkışa kapatma kararı aldı. Gazze halkının ve HAMAS mensubu mücahitlerin kapıyı açmak için müdahale etmeleri üzerine de Mısır yönetimine ve özerk yönetim başkanı Mahmud Abbas'a bağlı güvenlik görevlileri silahlı saldırı düzenlediler. Abbas'a bağlı güvenlik görevlilerinin açtığı ateş sonucu Heniyye'nin özel korumalarından biri şehit olurken, kendi oğlu, siyasi danışmanı ve bakanların güvenlik görevlilerinden ikisi yaralandı. Toplam 18 kişinin yaralandığı bu saldırıda hedef alınanların arasında Heniyye'yi karşılamaya gelenler de vardı. Böyle bir saldırıya ve işgalci Siyonistlerle aynı safta yer alıp Filistin halkının davası için çalışan insanları hedefe yerleştirmeye vatan hainliğinden başka hangi niteliği uygun görebilirsiniz?
Bugünkü yazımızda seyahat hakkında özet bilgiler verdik. Seyahatin siyasi tahlilini ve Filistin davası açısından getirileriyle ilgili değerlendirmemizi ise inşallah bir başka yazımızda yapmaya çalışacağız.