Dikkatlerden Uzak Kalan Siyonist Vahşet

11 Mart 2003 Salı, Cuma dergisi

Dünya kamuoyunun dikkatlerinin Irak üzerine çekilmesi, İsrail'in Filistinlilere yönelik olarak uyguladığı insanlık dışı vahşetin iyice artış trendine girmesine sebep oldu.
Siyonistler Irak'a yönelik ABD saldırısının gölgesinde birçok önemli saldırı gerçekleştirdi, onlarca ev yıktı, onlarca Filistinliyi şehit etti, yüzlercesini yaraladı, yüzlercesini de tutukladılar.
Bureyc katliamında cami de siyonist saldırganların hedefi oldu
Şehadet eylemleri birer intikam eylemi olmaktan çok işgal devletini köşeye sıkıştırma ve Filistinlilerin kendilerine karşı yapılan saldırılara sessiz kalmayacakları, işgal devletinin saldırılarının kendisine de ağır oturacağı mesajını verme eylemleridir.
İşgal kuvvetleri, 6 Mart 2003 tarihinde Gazze'deki Cibaliya mülteci kampına saldırı düzenlediler. Saldırıda Filistinlilerden 12 kişi şehit olurken 140 kişi de yaralandı.
İşgal güçlerine ait tanklar saldırıya maruz kalan evlerde meydana gelen yangınları söndürmek için toplanan kalabalıkların üzerine de ateş ederek ölü sayısının çok olmasına sebep oldu.
HAMAS'ın kurucularından, Gazze'deki liderlerinden ve tanınmış hareket önderlerinden olan, aynı zamanda hareketin güvenlik sorumlusu olarak görev yapan Dr. İbrahim el-Mukadime ile üç arkadaşı 8 Mart 2003 Cumartesi sabahı Gazze şehrinin ortasında İsrail işgal güçlerinin havadan arabasına fırlattıkları roketlerle şehit edildi.
el-Mukadime'nin şehit edildiği gün gerçekleştirilen cenaze merasimine yaklaşık 250 bin kişi katıldı.

Uzun süreden beridir bütün dünya Irak konusunu yazıyor ve bu konuyu konuşuyor. ABD de, siyonist saldırganların işlerini kolaylaştırmak amacıyla her gün bu meseleyi ısıtarak bütün dikkatleri Irak üzerine yöneltmeye çalışıyor. Tabii gündemin böyle tek meseleye kilitlenmesi diğer alanlarda yaşanan birçok önemli gelişmenin dikkatlerden uzak kalmasına sebep oluyor. Oysa Irak'ta bir savaşın hazırlıkları yapılırken Filistin'de fiili olarak bir savaş var. Bu savaş uzun süreden beridir devam ettiğinden belki dünya kamuoyu açısından rutin hale gelmiş olabilir. Ama, ABD'nin Irak meselesini sürekli ısıtmak suretiyle havayı karartmasından dolayı siyonist saldırganların vahşi saldırılarındaki artış trendi bayağı yükseldi. Bu yüzden de geçtiğimiz hafta içinde Filistin cephesinde önemli gelişmeler oldu. Bu sebeple biz bu haftaki yazımızda Filistin cephesinde yaşanan gelişmelere ağırlık vermek istiyoruz. Irak meselesiyle ilgili gelişmeleri de Vakit gazetesinde yayınlanan yorum yazılarımızda ele almaya çalışıyoruz.

Siyonist Şiddette Artış

Yukarıda da işaret ettiğimiz üzere, dünya kamuoyunun dikkatlerinin Irak üzerine çekilmesi, İsrail'in Filistinlilere yönelik olarak uyguladığı insanlık dışı vahşetin iyice artış trendine girmesine sebep oldu. Bu itibarla siyonistlerin saldırıları sadece geçtiğimiz hafta içinde gerçekleşmedi. Ondan önce de birçok önemli saldırı gerçekleştirdi, onlarca ev yıktı, onlarca Filistinliyi şehit etti, yüzlercesini yaraladı, yüzlercesini de tutukladılar. Ancak son on gün içerisinde üç önemli saldırı ve hatta katliam gerçekleştirdiler. Bu arada işgalcilerin bu saldırılarına cevap mahiyetinde de Hayfa'da bir şehadet eylemi gerçekleştirildi. Ayrıca Filistinliler, işgalcilere karşı oldukça etkili bir mücadele verdiler ve İsrail işgal güçleri pek alışık olmadıkları ve beklemedikleri müdafaa mücadelesiyle karşılaştılar. Bu yüzden de bayağı kayıp verdiler.

Bureyc'de Katliam

Siyonist işgal güçleri Mart ayına katliamlarla girdiler. 1 Mart 2003 tarihinde Gazze'nin Han Yunus kasabasında bir katliam gerçekleştirdiler. Ancak mücahitler burada işgalcilere karşı etkili bir savunmada bulundular ve birçok tanklarını imha ettiler. Ayrıca bazı askerleri de öldü veya yaralandı. Bu sebeple Han Yunus mülteci kampında ilerleme kaydedemeden geri çekilmek zorunda kaldılar. Buradaki yenilginin acısını çıkarmak için de 3 Mart 2003 tarihinde Bureyc mülteci kampına geniş çaplı saldırı gerçekleştirdiler.

İşgalcilerin en az altmış tank ve birçok askeri araç kullanarak gerçekleştirdikleri saldırıda Filistinlilerden 8 kişi şehit olurken 40 kişi de yaralandı. Ölenlerin ikisi çocuk, biri de Nuha Suveydan adında hamile bir kadındı. Yaralananlardan 5'inin durumu ağırdı. İşgalcilerin saldırılarında 4 ev de yıkıldı. Yıkılan evlerden biri HAMAS'ın kurucularından 67 yaşındaki Muhammed Taha Ebu Eymen'e aitti.

İşgal güçleri Ebu Eymen'in evini kendisinin ve üç çocuğunun tepesine yıkarak hepsini yaraladı, sonra da dördünü de yaralı olarak tutuklu sıfatıyla işgal devletine ait hastanelerden birine götürdü.

Bureyc mülteci kampına yönelik vahşi saldırı üzerine Bureyc, Nusayrat ve el-Meğazi camilerinden işgalcilere karşı direniş verilmesi için çağrılar yapıldı ve bu çağrılar üzerine değişik silahlı gruplara mensup mücahitler işgal güçlerinin karşısına çıkarak silahlı direnişe başladılar. Bu direnişle işgal güçlerinin bazı tanklarına ve zırhlı araçlarına ciddi şekilde zarar verildiği görüldü. HAMAS'ın askeri kanadı durumundaki İzzettin Kassam Birlikleri gece saat 02.00 ile 03.00 arasında verilen mücadelede 5 işgal tankını imha ettiklerini bildirdi. İzzettin Kassam Birlikleri tankların imha edildikleri yer ve saatler hakkında da bilgiler verdi.

İşgalciler, sağlık ekiplerinin ve ambulansların, yıkılan evlerin enkazları altında kalanlara veya sokak aralarında yaralananlara yanaşmalarına fırsat vermediler. Yaralananlara yaklaşmaya çalışan ambulansların üzerine ateş ettiler.

Hayfa'da Şehadet Eylemi

Siyonist işgalcilerin Filistinlilere yönelik vahşet ve şiddetlerini tırmandırmalarına Filistinliler de Hayfa'da bir otobüste gerçekleştirdikleri şehadet eylemiyle karşılık verdiler. Bu eylemde işgalcilerden 15 kişi ölürken en az 40 kişi de yaralandı.

Yaralananlardan 10 kişinin durumu ağırdı. Hayfa eylemi hadiselere hep siyonist işgalcilerin penceresinden bakan medya organları tarafından aşağıda söz edeceğimiz Cibaliya mülteci kampına yönelik saldırının gerekçesi olarak gösterildi. Oysa bu eylem işgalcilerin Cibaliya'ya yönelik saldırılarının bir gerekçesi değildi; bilakis onların Irak meselesinin gölgesinde günlerden beridir Gazze'de gerçekleştirdikleri katliamlar, yıkımlar ve saldırılar Hayfa eyleminin gerekçesiydi. Ne yazık ki medya organları olayları siyonistlerin bakış açılarıyla yansıttıklarından hadiselerin gelişme seyrini dikkate almıyor, Filistinlilerin gerçekleştirdikleri eylemlerin öncesi üzerinde durmaktan çekiniyorlar. Böylece kamuoyu yanıltılıyor. Aslında Hayfa eylemi bir intikam eylemi olmaktan çok işgal devletini köşeye sıkıştırma ve Filistinlilerin kendilerine karşı yapılan saldırılara sessiz kalmayacakları, işgal devletinin saldırılarının kendisine de ağır oturacağı mesajını vermekti. Bu mesaj gerçekte, Filistin topraklarına yerleştirilmiş olan göçmen yahudileri etkiledi ve bazı siyasiler Şaron'a saldırılarını durdurması mesajı verdiler. Hatta sertlik yanlısı siyonist partilerden birinin lideri bile, Şaron'un bir aptal olduğunu, çünkü gerçekleştirdiği saldırılarla bizzat yahudilerin hayatlarını ve güvenliklerini tehlikeye attığını ifade etme ihtiyacı duydu. Ama ne yazık ki siyonist başbakan Şaron uyarıları dikkate almaksızın, yine Irak meselesinin gündemde olmasını bir fırsat olarak değerlendirmek ve Filistinlilere yönelik vahşi saldırılarını devam ettirmek istedi.

Cibaliya'da Büyük Katliam

İşgal kuvvetleri, 6 Mart 2003 tarihinde Gazze'deki Cibaliya mülteci kampına saldırı düzenlediler. Saldırıda Filistinlilerden 12 kişi şehit olurken 140 kişi de yaralandı. Yaralananlardan 40 kadarının durumları ağırdı. Ancak işgal güçleri Cibaliya'da da mücahitlerin oldukça sert bir direnişleriyle karşı karşıya geldiler ve 9 tankları, bir de askeri araçları imha edildi. İşgal devleti ayrıca iki askerinin yaralandığını itiraf etti, ancak gerçek yaralı sayısının daha fazla olduğu tahmin ediliyordu.

400 bin insanın yaşadığı ve İslami hareketin oldukça güçlü olduğu Cibaliya mülteci kampına işgal güçleri, 70 adet tankla, çok sayıda askeri araçla ve kalabalık bir askeri birlikle 6 Mart 2003'te gece yarısından itibaren saldırmaya başladılar. Saldırıya havadan da helikopterler destek verdi. Saldırıda bazı evler işgal güçlerinin helikopterlerden attıkları roketlerle tahrip edildi. Ayrıca işgal güçlerine ait tanklar saldırıya maruz kalan evlerde meydana gelen yangınları söndürmek için toplanan kalabalıkların üzerine ateş etti. Ölü ve yaralı sayısının çok olmasına da bu şekilde toplanan savunmasız kalabalıkların üzerine rasgele ateş edilmesi sebep oldu.

HAMAS'ın askeri kanadı durumundaki İzzettin Kassam Birlikleri, Cibaliya'da işgalcilerin 9 tanklarının ve 1 zırhlı araçlarının imha edildiğini açıkladı ve her birinin nerede hangi saatte imha edildiğine dair ayrıntılı bilgiler verdiği gibi basın yayın organlarına imha edilen askeri araçların fotoğraflarını da dağıttı.

Ayrıca medya mensuplarına belirtilen yerlere giderek bu araçların imha edilmiş hallerini görebileceklerini hatırlattı. Fakat medyada İsrail işgal güçlerinin askeri kayıplarına çok fazla temas edilmedi. İşgal devleti askeri kayıplarının gündeme getirilmesini istemiyor. Çünkü bu bilgiler hem askeri mekanizmasında hem de göçmen toplumunda moral kaybına, psikolojik sorunlara sebep oluyor. Ayrıca işgal devleti hala "tehdit gücü"nü korumak istiyor.

Filistinlilerin direnişi işgal güçlerini, sabah gün aydınlandıktan sonra çekilmeye zorladı. Eğer ki işgal devleti böyle bir direnişle karşı karşıya gelmeseydi muhtemelen Cenin'dekine benzer bir katliamı Cibaliya'da da gerçekleştirmekten çekinmeyecekti. Yani dünyanın sessizliği ve Filistin'de yaşananlara bigane kalması her ne kadar siyonistlere cüret verdiyse de Filistinlilerin fedakarca direnişleri onların ilerleyişlerini engelledi.

İbrahim el-Mukadime'nin Şehit Edilmesi

Geçtiğimiz günlerde Filistin'de meydana gelen önemli olaylardan biri de HAMAS'ın Gazze'deki liderlerinden İbrahim el-Mukadime'nin şehit edilmesi oldu. Kara saldırılarında önemli kayıplar veren ve ilerlemekte zorluk çeken işgal devleti İbrahim el-Mukadime ile üç arkadaşını havadan gerçekleştirdiği bir vahşi saldırıyla şehit etti.

HAMAS'ın kurucularından, Gazze'deki liderlerinden ve tanınmış hareket önderlerinden olan, aynı zamanda hareketin güvenlik sorumlusu olarak görev yapan Dr. İbrahim el-Mukadime ile üç arkadaşı 8 Mart 2003 Cumartesi sabahı Gazze şehrinin ortasında İsrail işgal güçlerinin havadan arabasına fırlattıkları roketlerle şehit edildi. Saldırıya maruz kalan arabanın bulunduğu mevkide dolaşan en az on kişi de yaralandı. Yaralananların birçoğu olay esnasında yoldan geçen okul öğrencileriydi.

el-Mukadime'nin arabası İsrail işgal devletine ait iki adet Apaçi tipi helikopterin saldırısına hedef oldu. ABD tarafından İsrail dışında hiçbir devlete verilmeyen ve özellikle nokta operasyonlarında kullanılan bu saldırı helikopterlerinden el-Mukadime ile arkadaşlarının arabasına 5 adet roket fırlatıldı. Atılan roketlerden üçü arabaya isabet etti. Çevredeki evlerin de birçoğu saldırıdan zarar gördü. el-Mukadime'nin arabasının yakınında bulunan bir araç da saldırıdan zarar gördü ve içinde bulunanlar yaralandı.

Saldırıya hedef olan araç tamamen parçalanarak ve yanarak demir yığınına dönerken, şehitlerin cesetleri de parçalandı. Araçta şehit olan diğer üç kişi de şunlardı: 27 yaşındaki Abdurrahman Zuheyr el-Amudi, 29 yaşındaki Halid Cum'a, 24 yaşındaki Ala Şukri.

Olaydan sonra açıklama yapan HAMAS'ın Gazze'deki sözcüsü Prof. Dr. Abdülaziz Rantisi, Dr. el-Mukadime'nin şehit edilmesinin HAMAS'ın İsrail'e karşı savaşında yeni bir merhalenin başlatılmasına sebep olacağını vurguladı. Rantisi, HAMAS'ın tüm liderlerinin İsrail işgal güçlerinin önünde birer açık hedef olduklarını ancak bunun HAMAS'ın direnişini etkilemeyeceğini ifade etti.

Öte yandan HAMAS'ın yine Gazze'deki ileri gelenlerinden Dr. Mahmud Zehhar da yaptığı açıklamada İbrahim el-Mukadime'nin şehit edilmesinin, İsrail'in havayı iyice gerginleştirmesi anlamına geldiğine dikkat çekti.

el-Mukadime'nin yine aynı gün gerçekleştirilen cenaze merasimine yaklaşık 250 bin kişi katıldı. Gazze bölgesinin toplam nüfusunun 1 milyon civarında olduğu düşünülürse, bu bölgedeki ahalinin dörtte birinin cenazeye katıldığı anlaşılır. Nüfusun yarıya yakın bir kısmının 15 yaşın altında çocuk, geriye kalan nüfusun da yarısının kadın olduğu düşünülürse cenaze namazı kılabilecek durumdaki insanların tamamına yakın bir kısmının cenazeye katıldığı anlaşılır. Bu durum Filistin topraklarında HAMAS'ın arkasında duran kitleyi, işgale karşı dayanışmayı ve gönül birliğini ortaya koyması açısından dikkat çekicidir.

İbrahim el-Mukadime Kimdir?

Gazze'de ve Filistin çevrelerinde oldukça tanınmış bir isim olan İbrahim el-Mukadime diş hekimiydi. HAMAS'ın kurucuları arasında yer alan el-Mukadime, 1996'da askeri kanat sorumlusu olarak görev yaptı. İşgal devleti tarafından birkaç kez tutuklandı ve 10 yıl süreyle işgal zindanlarında kaldı. Filistin özerk yönetiminin kurulmasından sonra da, özerk yönetim tarafından birkaç kez tutuklanarak zindana atıldı. Ancak çektiği bütün zorluklara rağmen Filistin'in bağımsızlık ve hak mücadelesinde ısrarlı yürüyüşünü sürdürdü ve 48 yaşında şehit olarak dünyaya veda etti.

Filistin'de Savaş Sürüyor

Bu yazımızda sadece Filistin'de Mart ayının başından buyana meydana gelen bazı önemli olaylara temas edebildik. Yaşanan önemli gelişmelerin hepsi bunlardan ibaret değildi tabii ki. İşgal güçleri daha birçok saldırı gerçekleştirdikleri gibi Filistinli direnişçiler de işgalcilere darbeler indiren önemli eylemler gerçekleştirdiler. Bu eylemlerin başında da işgal devletinin Filistinlilerden zorla gasp edilen arazilerin üzerine kurduğu yahudi yerleşim merkezlerine yönelik roket ve havan topu saldırıları geliyordu. Fakat biz sadece gelişmeler arasından seçtiğimiz birkaç örnek üzerinde durabildik. Okuyucularımıza Filistin'de yaşananlara bigane kalmamalarını tavsiye ediyoruz. Irak meselesi ve Türkiye'nin iç sorunları oradaki kardeşlerimize olan ilgimizi engellememelidir.

HAMAS'ın önemli liderlerinden Dr. İbrahim el-Mukadime'yle ve şehit edilmesiyle ilgili fotoğrafları görmek için aşağıdaki linkleri tıklayın:

  • İbrahim el-Mukadime
  • İbrahim el-Mukadime'nin Şehit Edilmesi-1
  • İbrahim el-Mukadime'nin Şehit Edilmesi-2
  • İbrahim el-Mukadime'nin Cenaze Merasimi-1
  • İbrahim el-Mukadime'nin Cenaze Merasimi-2
  • İbrahim el-Mukadime'yi Anma Törenleri