Barış Yanıltması

24 Nisan 2003 Perşembe, Vakit gazetesi

Arafat'ı Ebu Mazin hükümetiyle ilgili olarak İsrail'in taleplerini kabule zorlamak için oluşturulan koalisyonun içinde İsrail, ABD, İngiltere, Rusya, Japonya, AB Dönem Başkanı Yunanistan, Mısır, Yemen ve Arap Birliği başta olmak üzere birçokları vardı. Mısır, istihbarattan sorumlu bakanı Ömer Süleyman'ı çözüm formülü bulması için göndermiş ve o da gün boyunca Arafat'la Ebu Mazin arasında mekik dokumuştu.
"Orta çözüm" iddiası bir yanıltmaydı. "Orta çözüm" dedikleri formülle aslında İsrail'in istediği gerçekleşmiş oluyordu. Aslında Ebu Mazin'in hükümet listesinde, Arafat'ın karşı çıktığı ve İsrail'in mutlaka bakan olmasını istediği işkenceleriyle ünlü Muhammed Dahlan'a İçişleri bakanlığı değil, içişlerinden sorumlu devlet bakanlığı görevi veriliyordu. İçişleri bakanlığı ise Ebu Mazin'in kendi uhdesinde olacaktı. Arafat'ın istediği ise Dahlan'a herhangi bir bakanlık verilmemesi, İçişleri bakanlığı için de bir tayin yapılmasıydı.

Bu sıralarda medyanın manipülasyon yani yanıltma teknikleri kullanılarak bütün kamuoyu çok fena bir şekilde aldatılıyor. Sadece bir konuda değil, her konuda. Bugünlerde de hedefe Filistin yerleştirildiğinden yanıltma teknikleri bu cepheyle ilgili olarak kullanılıyor. Dünkü yazımızda üzerinde durduğumuz Ebu Mazin hükümetiyle ilgili ihtilafın sebebi medya tarafından dünya kamuoyuna olduğundan çok farklı bir şekilde verildi. Bizim o yazıyı yazdığımız gün (23 Nisan 2003 Çarşamba) söz konusu ihtilafın çözümü için neredeyse dünyanın bütün egemen güçleri ve onların işe yarayabilecek kuklaları harekete geçmişlerdi. Çünkü Çarşamba akşamı Ebu Mazin hükümetinin oluşturulması için tanınan süre doluyordu. Bu yüzden söz konusu güçler harekete geçmişlerdi, ama hepsi de çözümün İsrail'in istediği ve onun işine yarayacak bir biçimde gerçekleşmesi için uğraşıyordu. Irak'a saldıran koalisyonun içinde ABD ve İngiltere ile onların kuyrukları vardı. Arafat'ı Ebu Mazin hükümetiyle ilgili olarak İsrail'in taleplerini kabule zorlamak için oluşturulan koalisyonun içinde İsrail, ABD, İngiltere, Rusya, Japonya, AB Dönem Başkanı Yunanistan, Mısır, Yemen ve Arap Birliği başta olmak üzere birçokları vardı. Mısır, istihbarattan sorumlu bakanı Ömer Süleyman'ı çözüm formülü bulması için göndermiş ve o da gün boyunca Arafat'la Ebu Mazin arasında mekik dokumuştu. Sonuçta belirlenen sürenin dolmasına birkaç dakika kala anlaşma sağlandığı, orta bir çözüm bulunduğu iddia edildi.

"Orta çözüm" iddiası bir yanıltmaydı. "Orta çözüm" dedikleri formülle aslında İsrail'in istediği gerçekleşmiş oluyordu. Fakat medyanın hadiselerin akışını veriş tarzındaki yanıltma sebebiyle bu bir orta çözüm gibi görünüyordu. Aslında Ebu Mazin'in hükümet listesinde, Arafat'ın karşı çıktığı ve İsrail'in mutlaka bakan olmasını istediği işkenceleriyle ünlü Muhammed Dahlan'a İçişleri bakanlığı değil, içişlerinden sorumlu devlet bakanlığı görevi veriliyordu. İçişleri bakanlığı ise Ebu Mazin'in kendi uhdesinde olacaktı. Arafat'ın istediği ise Dahlan'a herhangi bir bakanlık verilmemesi, İçişleri bakanlığı için de bir tayin yapılmasıydı. Medya ise bunu Arafat'ın, Dahlan'ın İçişleri bakanı olmasına karşı çıktığı şeklinde yansıttı. Üstelik bunun sebebinin de onun Arafat'a açıktan muhalefet etmesi olduğu iddia edilerek mesele kişiselleştirildi. Bu ihtilaf günlerce sürdü ve bu süre içinde medya organları sürekli aynı vurguyu yaptılar. Sonuçta Ebu Mazin'e tanınan sürenin dolmasına birkaç dakika kala bulunan "orta çözüm" şuydu: "Muhammed Dahlan, İçişleri bakanı olmayacak. Onun yerine bu makam Ebu Mazin'in uhdesinde kalacak. Dahlan ise güvenlikten sorumlu devlet bakanı olacak." Dön dolaş yine bana gel! Yani tamamen başa dönülmüş, başta dayatılan formül böyle garip bir yanıltma yoluyla aynen kabul ettirilmişti. Siyonistler zaten bu tür oyunlarıyla meşhurdurlar ve Oslo sürecinde imzalanan anlaşmaların birçoğunda benzer uygulamalar vardır.

Saddam, savaş cephesinde, maalesef Arafat da "barış" cephesinde teslim oldu. Bazıları belki bu bir oyundur, diye düşünebilirler. Ben şimdilik böyle bir iddiada bulunmaya yetecek kadar delil ve bilgi olmadığını düşünüyorum. Ama gelinen sonuç Arafat'ın, işgalci siyonistlerin tarafında oluşturulan koalisyonun baskılarına teslim olmasıdır.

Şimdi gündemde Yol Haritası planı var. Arafat da zaten Çarşamba günü yaptığı açıklamada: "Biz Ebu Mazin hükümetiyle ilgili problemi aştık. İsrail de artık Yol Haritası planınının devreye sokulması için üzerine düşeni yapsın" manasına gelen sözler sarf etti. Burada şunu özellikle belirteyim ki bu plan, Filistinlilerin sıkıntılarına son verilmesini değil İsrail'in rahatlatılmasını, önünün açılmasını ve belki de Büyük İsrail emeline ulaşmasına gidecek yolun açılmasını amaçlayan bir Yol Haritasıdır. Ama burada da dünya kamuoyu manipüle ediliyor. Irak'ta askeri gücünü konuşturan ABD, Filistin karşısında da siyasi oyunlarını, baskı gücünü ve diğer imkanlarını konuşturarak İsrail işgal devletinin önünü açmaya çalışıyor.

Yol Haritası planının neden İsrail'in önünü açma amacına yönelik olduğu hakkında inşallah müteakip yazımızda bilgi vermeye çalışacağız.