14 Mart 2004 Pazar, Vakit gazetesi
![]() |
| Gazze Şehitler Kavşağı'nda gerçekleştirilen bir eylem sonucu parçalanan bir İsrail askeri aracı. Bu araçta işgal devleti birkaç askerini de kaybetti ve her gün bu tür eylemlerle karşı karşıya gelmeleri gerek Gazze'deki işgalci askerlerde ve gerekse bu bölgeye stratejik amaçla yerleştirilen yahudi göçmenlerde ciddi psikolojik sıkıntılara yol açıyor. Bu sebeple İsrail işgal devleti aslında "barışçı" bir çözüm aradığından dolayı değil, Güney Lübnan'dakine benzer şekilde direniş karşısında başka bir çözüm yolu bulamadığından dolayı Gazze'den çekilmeyi kabul etmiştir. |
![]() |
| İşgal devleti Gazze'deki askerlerini çekmesi durumunda Filistin direnişinin kendisine karşı daha büyük bir tehdit haline geleceğinden korkuyor. Bu konuda özerk yönetime de güvenmediğini ima etmeye çalışıyor. Bu yüzden Mısır'ın daha aktif olarak devreye girmesini ve Filistin direnişinin silahlanmasını önlemek amacıyla sıkı tedbirler almasını, istihbarat alanında kendisine yardımcı olmasını istiyor. Filistin halkının direnişine destek vermeyen bilakis köstek olan Mısır hükümeti maalesef şimdiye kadar işgal devletinin köşeye sıkıştığı, darda kaldığı dönemlerde hep ona el uzattı. |
Bu sıralarda Filistin'in Gazze bölgesinin geleceğiyle ilgili yoğun bir hareketlilik ve diplomatik trafik var.
İsrail işgal devleti aslında "barışçı" bir çözüm aradığından dolayı değil, Güney Lübnan'dakine benzer şekilde direniş karşısında başka bir çözüm yolu bulamadığından dolayı Gazze'den çekilmeyi kabul etmiştir. Ancak bu seçiminin kendi açısından bir yenilgi olarak algılanmaması ve Filistin direnişini daha fazla cesaretlendirmemesi için çıkmadan önce mümkün olduğu kadar çok katliam yapmaya, cinayet gerçekleştirmeye çalışıyor. Son dönemde özellikle bu bölgede yaşayan insanları hedef alan saldırıların, cinayet operasyonlarının artırılmasının en önemli sebebi budur. Nitekim bu husus Filistin'deki direniş hareketlerinin ileri gelenleri tarafından da dile getirildi.
İşgal devleti aynı zamanda Gazze'yi tamamen Filistinlilerin kontrolüne bırakmak istemiyor. Bu durumda Güney Lübnan'daki Hizbullah tehdidine benzer bir şekilde Gazze bölgesinde de kendisine yönelecek tehditlerin artacağını ve bu bölge ile 1948'de işgal edilmiş bölgeler arasında sınır oluşturan çizgi üzerinde çok sayıda asker bulundurmak zorunda kalacağını düşünüyor. İşte bu amaçla Mısır'ı devreye sokmaya çalışıyor.
İşgal devleti önce Gazze'nin 1967 öncesinde olduğu gibi tamamen Mısır'ın vesayetine verilmesini teklif etti. Ancak bu teklif gerek Mısır yönetimi gerekse Filistinliler tarafından reddedildi. Buna rağmen işgal devleti Mısır'ın peşini bırakmadı. Bu kez bölgedeki direniş faaliyetlerinin önüne geçilebilmesi için Mısır'ın daha aktif rol oynamasını, bu ülke sınırından bölgeye silah sokulmasının önlenmesi için gereken tüm tedbirleri almasını istedi.
İşte bu doğrultuda son günlerde Mısır ile İsrail arasında yoğun bir diplomasi trafiği var. Önce Mısır istihbaratının başkanı ve aynı zamanda istihbarattan sorumlu devlet bakanı olan General Ömer Süleyman'ın işgal devletine bir ziyareti oldu. Bu ziyaret esnasında General Süleyman'ın başta Şaron olmak üzere işgal devletinin birçok ileri geleniyle gizli görüşmeler yaptığı bildirildi. Ömer Süleyman aynı zamanda işgal devletinin Filistin direnişi karşısında iyice köşeye sıkıştığı dönemde "ateşkes" sağlanması için yoğun bir mekik dokumuş, bu konuda Filistin direniş grupları arasında bir ittifak sağlamak için görüşmeler tertip etmişti.
General Süleyman'dan sonra Mısır ve İsrail parlamentolarından birer grup iki ülke arasında "barış" anlaşması imzalanmasının yıldönümünü kutlama iddiasıyla bir araya geldiler. Oysa Mısır daha önce bu olayın yıldönümünün gündeme gelmesini bile arzulamazdı. Sonra Mısır cumhurbaşkanı Hüsni Mübarek işgal devletinin başbakanıyla özel bir görüşme yaptı ve "faydalı (!)" bir görüşme olduğunu iddia etti. Ardından da İsrail Dışişleri bakanı Silvan Şalom bir Mısır ziyareti gerçekleştirdi.
Bütün bu görüşmelerin ve ziyaretleşmelerin amacı Gazze bölgesinin geleceğiyle ilgili planlar kurmaktı. İşgal devleti buradaki askerlerini çekmesi durumunda Filistin direnişinin kendisine karşı daha büyük bir tehdit haline geleceğinden korkuyor. Bu konuda özerk yönetime de güvenmediğini ima etmeye çalışıyor. Bu yüzden Mısır'ın daha aktif olarak devreye girmesini ve Filistin direnişinin silahlanmasını önlemek amacıyla sıkı tedbirler almasını, istihbarat alanında kendisine yardımcı olmasını istiyor. Yediot Aharanoot adlı İsrail gazetesi Mısır hükümetinin Gazze'de güvenlik ve istihbarat faaliyetleri başlatmayı kabul ettiğini yazdı. Ancak işgal devletinin siyasetçilerinin söylediklerine de medyasının verdiği haberlere de çok fazla güvenilemediğinden bu iddianın doğru olup olmadığı önümüzdeki günlerde netlik kazanacaktır. Ama şu bir gerçek ki Mısır hükümeti maalesef şimdiye kadar işgal devletinin köşeye sıkıştığı, darda kaldığı dönemlerde hep ona el uzattı. Dolayısıyla söz konusu iddia tümüyle de ihtimal dışı değildir.
Bu konu daha uzun bir süre gündemde kalacağından şimdilik bu bilgileri vermekle yetinmek istiyoruz. Allah izin verirse ileride gelişmelere paralel olarak tespitlerimizi ve değerlendirmelerimizi sizlere aktarmaya çalışacağız.