Gazze'de Yeni Tutuklama Kampanyası

26 Haziran 1995

 

Bu sabah Gazze'de, HAMAS'ın askeri kanadına mensup Muaviye Ruke'nin gerçekleştirdiği istişhadi eylem üzerine özerk yönetim HAMAS mensuplarına karşı geniş çaplı bir tutuklama kampanyası başlattı. Tutuklananlar arasında Dr. Mahmud Zehhar, Ahmed Bahr, Mahmud Şem'a, Selame es-Suğdi ve Muhsin Ebu Iyte gibi hareketin önde gelenlerinin de bulunduğu bildirildi.

Filistin İslami Direniş Hareketi (HAMAS) bu gelişmeler üzerine yayınladığı bildiride Muaviye Ruke'nin gerçekleştirdiği istişhadi eylemin Filistin halkının mücadele ve direniş azminin bir göstergesi olduğunu ifade ederek özerk yönetimin bu direnişin başını çekenleri tutuklamakla sadece işgalci güçlerin çıkarlarına hizmet ettiğini bildirdi. HAMAS özerk yönetimin bu insanları siyonist rejimin emir ve direktifleri doğrultusunda tutukladığını bildirerek Arafat'ı ve adamlarını kendi halklarına karşı işgalcilerin yanında yer almaktan vazgeçmeye çağırdı. Bildiride İzzettin Kassam Birlikleri mensuplarından Muaviye Ruke'nin bu sabah (26 Haziran 1995 sabahı) gerçekleştirdiği istişhadi eylemin Rabin'in Filistinlilere karşı işlediği cinayetlere bir cevap olduğu ifade edildi.

HAMAS'ın bildirisinde, özerk yönetimin kendi sorumluluğuna verilen bölgelerde İsrail istihbarat elemanlarının Filistinli mücahitlere yönelik cinayetleri karşısında hiçbir girişimde bulunmazken Filistinli mücahitlerin siyonistlerin zulüm ve cinayetlerine bir cevap olarak gerçekleştirdikleri istişhadi eylemlerden dolayı yüzlerce insanı tutuklamasının kime hizmet ettiğini ortaya koyduğu dile getirildi. Bildiride İsrail'in istihbarat ve cinayet örgütlerinden olan ŞABAK'a bağlı casusların Gazze'de rahat rahat dolaşmalarına ve istedikleri gibi cinayet işlemelerine fırsat verilmesinin başka türlü izah edilemeyeceğine dikkat çekildi.

HAMAS, özerk yönetimi Filistin halkının bağımsızlık ve varlık mücadelesini kırma çabalarını ve bu mücadeleyi yürütenleri tutuklama işini durdurmaya çağırarak böyle yapmasının kendi yararına olacağını bildirdi. Bildirinin sonunda da HAMAS'ın mücadelesinin her şeye rağmen süreceği ve kutsal topraklardaki işgal tamamen son buluncaya kadar bu mücadeleden herhangi bir şekilde taviz verilmeyeceği ifade edildi.