![]() |
| Mescidi Aksa |
![]() |
| 1969 yılında Denis Ruhan adlı fanatik bir yahudinin Mescidi Aksa'yı yakma girişimi |
Tefsir kitaplarında yeralan rivayetlere ve tarihi kayıtlara göre Mescidi Aksa ilk olarak Hz. Süleyman (a.s.) tarafından inşa edilmiştir. Buhari ve Müslim'in sahihlerinde yer alan bir rivayete göre sahabeden Ebu Zer (r.a.) şöyle demiştir: "Resulullah (a.s.)'a, yeryüzüne konulmuş olan ilk mescidin hangisi olduğunu sordum. "Mescidi Haram" diye buyurdu. "Sonra hangisi?" dedim. "Mescidi Aksa" diye buyurdu."
Mescidi Aksa'dan Kur'an-ı Kerim'in birçok yerinde söz edilmektedir. Örneğin İsra suresinin birinci ayetinde şöyle buyurulur: "Kulunu, kendisine birtakım ayetlerimizi göstermek için bir gece Mescidi Haram'dan çevresini mübarek kıldığımız Mescidi Aksa'ya yürütenin şanı pek yücedir. Şüphesiz o duyandır, görendir." Kur'an-ı Kerim daha başka yerlerinde de bu mescide işaret eden ifadeler geçmektedir. Örneğin bunlardan birinde şöyle buyurulur: "Bunun üzerine (Zekeriya a.s.) mescidden kavminin karşısına çıkıp onlara: "Sabah ve akşam tesbih edin" diye işaret etti." (Meryem, 11) Burada kastedilen mescid, Mescidi Aksa'dır.
Mescidi Aksa'nın önemi Resulullah (s.a.s.)'ın değişik hadislerinde de vurgulanmıştır. Sahih bir hadisi şerifte şöyle buyurulmaktadır: "Yolculuk ancak şu üç mescidden birine olur: Benim şu mescidime, Mescidi Haram'a ve Mescidi Aksa'ya." (Müslim, Kitabu'l-Hacc, 15/415, 511, 512) Burada kastedilen yolculuk ibadet kasdıyla olan özel yolculuktur. Bu hadisi şerif dolayısıyla Mescidi Aksa haram mescidlerin üçüncüsü sayılmıştır. Ayrıca hepimizin bildiği gibi aynı zamanda Müslümanların ilk kıblesidir.
Bugün bu kutsal mabedin, Yüce Allah'ın haklarında: "İnsanların içinde iman edenlere düşmanlıkta en katı olanların yahudilerle müşrikler olduğunu görürsün" (Maide, 82) diye buyurduğu siyonist yahudilerin işgali altında olması İslam ümmetinin alnında bir lekedir. Bundan daha acısı ise, pek çok Müslümanın bu işgale adeta alışmış görünmesi ve siyonistlerin bu mabedi ortadan kaldırmak için yürüttüğü çalışmalar karşısında sessiz kalmasdır.
Siyonist yahudiler bir şeyi hedeflediklerinde ona kademe kademe ulaşmaya çalışırlar. Önce bir adım atarlar, eğer insanların bu adım karşısında çok fazla tepki göstermediklerini ve kendilerini geri adım atmaya zorlamadıklarını hissederlerse bu kez ikinci adımı atarlar ve bu şekilde hedefe doğru ilerler. Bugün birçoklarına siyonistlerin Mescidi Aksa'yla ilgili planları hayal gibi görünüyor. Ama bakın Hz. İbrahim Camisi'nin yarısı bugün siyonist rejim tarafından gasbedilerek yahudi sinagogu haline getirildi. Siyonistler bu amaçlarını da tedrici bir şekilde gerçekleştirdiler.
Siyonist yahudiler Mescidi Aksa'nın Siyon mabedinin bulunduğu yerin üzerine yapıldığını ileri sürüyor ve bu mescidi yıkarak yerine onu inşa etmek istiyorlar. Siyonistler bu amaçlarını gerçekleştirebilmek için tarihte birçok kez Mescidi Aksa'ya sabotaj düzenlediler. Örneğin 21 Ağustos 1961 tarihinde Denis Ruhan adlı fanatik bir yahudi bu mescidi yakma girişiminde bulundu. Nisan 1980'de ünlü yahudi terörist Meir Kahane, Mescidi Aksa'nın bir yerine bol miktarda patlayıcı madde doldurarak bunu patlatmaya teşebbüs etti. 8 Nisan 1982'de bir fanatik yahudi terör örgütünün mensupları ünlü Kah hareketiyle işbirliği yaparak Mescidi Aksa'nın ana girişine bol miktarda patlayıcı madde yerleştirdiler. Ancak bu patlayıcı madde cami görevlileri tarafından patlamadan ortaya çıkarıldı. 10 Nisan 1982'de Kahane taraftarlarından bir grup yahudi terörist zorla Mescidi Aksa'ya girmek istedi. Cemaatin ve cami görevlilerinin engel olması üzerine çıkan çatışmada cami korumalarından iki kişi öldürüldü. 21 Mart 1983'te Mescidi Aksa'ya gizli bir yoldan girmek için tünel açıldığı tesbit edildi. Ancak tünel tamamlanamadan ortaya çıkarıldığı için teşebbüs başarılı olamadı. 27 Şubat 1984'te bir grup silahlı yahudi, caminin doğu tarafından Rahmet kapısının yakınından içeri girmek istedi. Ancak cami korumaları onların içeri girip bir katliam gerçekleştirmelerini önlediler. İsrail yönetimi bu sabotajları düzenleyenleri genellikle "deli" diye niteleyerek ilk sorgulamadan sonra serbest bıraktı.
8 Ekim 1990 tarihinde de Mescidi Aksa'yı yıkmak için büyük bir saldırı eylemi düzenleyen siyonistler karşılarında Müslümanları bulunca ve Müslümanların canlarıyla bu kutsal mabedi korumakta kararlı olduklarını görünce büyük bir katliam gerçekleştirdiler. İsrail askerlerinin de saldırganlara yardım ettiği bu katliamda 30 Müslüman şehid edildi, 800 Müslüman da yaralandı.
Siyonist yönetim son birkaç yıldır Mescidi Aksa'yı yıkabilmek için farklı bir metod izliyor. Eski yahudi eserlerini ortaya çıkarmaya çalıştığı gerekçesiyle Mescidi Aksa çevresinde kazılar yapıyor. Bu kazıların asıl amacı ise mescidin temellerinin altında boşluklar oluşturulması, temellerinin dayandığı kayaların tahrib edilmesi ve böylece mescidin kendiliğinden yıkılmasına yol açılmasıdır.
Kudüs İslami Vakıflar Konseyi'nin geçen hafta içinde yaptığı bir açıklamaya göre son birkaç aydır Mescidi Aksa çevresinde gizli ve yoğun kazılar yapılıyor. Açıklamada Mescidi Aksa'nın bitişiğinde bulunan Alamağ Duvarı çevresinde yapılan kazıların mescidin bazı duvarlarını tehlikeye soktuğu vurgulandı. İslami Vakıflar Konseyi yetkililerinin verdiği bilgilere göre siyonist arkeoloji uzmanları Mescidi Aksa'nın dayandığı kayaları parçalamak amacıyla kazılarda kimyasal madde de kullanıyorlar ve bunu kayaları parçalama işlemlerinin dışarıdan duyulmamasını sağlamak amacıyla yapıyorlar. Bu arada geçmişte yapılan kazıların, Mescidi Aksa'nın dış kısmındaki bazı duvarlarının yıkılmasına yolaçtığını hatırlatalım.
Siyonist yahudilerle barış masasına oturup da anlaşmaya varanlar Mescidi Aksa konusunu gündeme getirmekten bile çekindiler. Oysa nasıl "Ortadoğu sorunu"nun özünü Filistin meselesi oluşturuyorsa Filistin meselesinin özünü de Kudüs ve Mescidi Aksa meselesi oluşturmaktadır.