Tehlike Devam Ediyor

24 Şubat 2007 Cumartesi, Vakit gazetesi

İşgalci saldırganların yaptığı kazılar ve yıkımlar sebebiyle Mescidi Aksa'ya yönelik tehditler devam ediyor. Filistinliler bu tehditlere yönelik tepkilerini dün Cuma günü tekrar dile getirdiler. İşgalci saldırgan devlet Filistinlilerin Mescidi Aksa'ya girmelerini engellemek amacıyla Cuma namazı öncesinde Mescidi Aksa'nın çevresinde ve Kudüs'ün doğu bölgesinde geniş çaplı tedbirler aldı. Saldırgan işgal güçlerini ve polislerini kutsal mabedin etrafına yığdı. Doğu Kudüs'e yerleştirilen işgalci saldırganlar Batı Yaka bölgesinden gelen Filistinlilerin Kudüs'e girmelerini engellediler.

Filistin Şer'î Yargı Meclisi başkanı Kadı Teysir et-Temimi konuyla ilgili son açıklamalarında işgal devletinin yıkım ve kazılarının Mescidi Aksa açısından ciddi tehlike oluşturduğuna dikkat çekti. et-Temimi, Müslüman toplumlara ve dünya kamuoyuna yaptığı çağrıda, işgal devletinin oyununa gelinmemesini ve olayın bir emri vaki gibi görülüp işin gidişata bırakılmamasını, mutlaka müdahale edilerek tehlikenin önüne geçilmesini istedi.

İKÖ genel sekreteri Sayın Ekmeluddin İhsanoğlu'nun çabalarıyla İslâm ülkeleri Dışişleri bakanları Suudi Arabistan'ın Cidde şehrinde 22 Şubat Perşembe günü meseleyle ilgili olağanüstü toplantı gerçekleştirdi. İhsanoğlu'nun bu konudaki gayretlerini takdir ediyoruz. Bir açıklamasında da İKÖ'nün varlık sebebinin Mescidi Aksa olduğunu dile getirerek önemli bir gerçeğe parmak bastı. Biz bu hususu daha önce muhtelif yazılarımızda dile getirmiştik. Çünkü İKÖ'nün ortaya çıkması için ilk adım işgalci Siyonistlerin 1969'da Mescidi Aksa'yı yakma girişiminde bulunmaları ve hatta önemli bir bölümünü de yakmaları üzerine atılmıştı. Bugün Mescidi Aksa daha büyük bir tehlikeyle karşı karşıyadır. Dolayısıyla İKÖ'nün kuruluş amacı doğrultusunda ciddi adımlar atması ve Mescidi Aksa'ya yönelen Siyonist tehdidi bertaraf edebilmek için İslâm âlemini harekete geçirmesi gerekmektedir.

Prof. Dr. Ekmeluddin İhsanoğlu, Cidde'deki İKÖ Dışişleri bakanları toplantısı sonrasında yaptığı basın açıklamasında İKÖ'nün uluslar arası kuruluşlar nezdinde girişimlerde bulunarak Mescidi Aksa'ya yönelen Siyonist tehdidi durdurmak için elinden geleni yapacağını vurguladı. Ancak acaba uluslar arası kuruluşlar bu konuda gereken hassasiyeti gösterecek midir? Bunun için işi sadece bir İKÖ genel sekreterinin üzerine havale etmek uygun olmaz. İslâm ülkelerinin aktif rol oynamaları gerekir. Bilhassa Türkiye'nin bu konuda yapabileceği birçok şey olduğunu düşünüyoruz.

Bilindiği üzere işgal devletinin kazı ve yıkım faaliyetlerini incelemek amacıyla Türkiye'den bir heyet gönderilecek. Ancak önemli olan oraya heyet göndermek değil, tehlikeyi görebilmek ve gerçekleri gün yüzüne çıkarabilmektir. Aksi takdirde işgal devletinin kazılarını ve yıkımlarını tezkiye etmede kullanabileceği bir rapor ortaya çıkabilir. Gerçek tehlikenin görülebilmesi için de Mescidi Aksa'nın himayesi için faaliyet yürüten Filistin kurumlarıyla ve başta Filistin Şer'î Yargı Meclisi başkanı Teysir et-Temimi olmak üzere Filistinli önemli şahsiyetlerle irtibata geçilmesi gerekir. Eğer bu yapılmazsa sadece işgal devletinin gerçekleri perdelemede, asıl tehlikeyi örtmede kullanacağı yalanlarıyla karşı karşıya gelinmiş olacaktır. Siyonist devletin bu tür oyunlar çevirmede gayet maharetli olduğunun da unutulmaması gerekir.

İrtibatlı Yazılar

Mescidi Aksa'ya Tecavüz