16 Temmuz 2004 Cuma, Vakit gazetesi
![]() |
| Likud Partisi'nin eskilerinden olan Olmert, Şaron gibi aşırı şiddet yanlısıdır. Bu konudaki tavrını Kudüs belediye başkanlığı yaptığı dönemlerde açıkça ortaya koydu ve bu kutsal şehirdeki Müslüman varlığına son verebilmek için pek çok insanlık dışı uygulamaya başvurdu. Onun uygulamaları yüzünden birçok kriz yaşandı. |
![]() |
| Eski Kudüs'ün krokisi. Siyonist işgal rejimi Kudüs'ü bütünüyle bir yahudi şehri haline getirme amacına yönelik olan "Büyük Kudüs Projesi" üzerinde yıllardan beridir çalışmaktadır. Büyük Kudüs Projesi ile kastedilen Kudüs şehrinin belediye sınırlarının şehir etrafındaki ve Batı Yaka bölgesindeki yahudi yerleşim merkezlerini de içine alacak şekilde genişletilmesidir. Kudüs'ü tam bir Yahudi şehrine dönüştürmeyi hedefleyen bu projenin fikir babası eski Kudüs belediye başkanı Ehud Olmert'tir. |
Siyonist devlet bir yandan mazlum Filistin halkına karşı vahşetin bütün tarzlarını icra ederken, bir yandan da dünyanın kendini hep "haklı" görmesini, yaptığı zulümlere ses çıkarmamasını istiyor. Türkiye'ye gelen başbakan yardımcısı Olmert'in Ankara'daki açıklamalarında Tayyib Erdoğan'ın kendilerine tepki göstermesinden ve gerçekleştirdikleri katliamları devlet terörü olarak nitelemesinden ciddi rahatsızlık duyduklarını ifade etmesi bunu gösteriyor. Peki, bunu söyleyen ve Ankara'da "önemli bir konuk!" olarak ağırlanan Ehud Olmert kimdir?
Likud Partisi'nin eskilerinden olan Olmert, Şaron gibi aşırı şiddet yanlısıdır. Bu konudaki tavrını Kudüs belediye başkanlığı yaptığı dönemlerde açıkça ortaya koydu ve bu kutsal şehirdeki Müslüman varlığına son verebilmek için pek çok insanlık dışı uygulamaya başvurdu. Onun uygulamaları yüzünden birçok kriz yaşandı.
Bunlardan biri Ebu Guneym krizidir. Kudüs şehrinin hemen bitişiğindeki Ebu Guneym tepesinde Müslümanlara ait araziler zorla gasp edilerek buraya bir Yahudi yerleşim merkezi inşa edildi. Bu tepeye ve Kudüs'ü çevreleyen diğer stratejik noktalara böyle yerleşim merkezleri inşa edilmesinin amacı ise Müslümanların yaşadığı bölgeleri dıştan Yahudi kuşatmasına alarak sıkıştırmak, bu yolla baskıların onlar üzerinde daha etkili olmasını sağlamak ve onları göçe zorlayarak Müslüman varlığını kademeli bir şekilde eritmekti. Ebu Guneym'deki toprak gaspının yol açtığı kriz yüzünden dönemin İngiltere Dışişleri bakanı Robin Cook'un bu tepeyi ziyaret etmesine, zamanın Kudüs belediye başkanı Olmert sert tepki göstermiş ve tepkisini kısa süre sonra İngiltere başkanı Tony Blair'in İsrail ziyareti esnasında Netanyahu'nun onun onuruna verdiği yemeğe katılmayarak da yansıtmıştı. Onun bu tutumundan da anlaşıldığı ve yukarıda da ifade etiğimiz üzere Siyonistler zulüm ve haksızlıkta kendilerine sınırsız hak ve yetki tanınmasını istiyor, yaptıkları zulme işaretle bile tepki gösterilmesini istemiyor; ama antisemitizmle ilgili iddiaları sürekli abartarak kullanıyor, birileri kendilerini azcık rahatsız etse bunu hemen antisemitizme bağlıyorlar.
Olmert, bir milyon yahudiyi Kudüs ve çevresine yerleştirme planının da fikir babasıdır. Bu plan her ne kadar hayata geçirilemedi ve tersine göç sebebiyle geçirilmesi mümkün görünmüyorsa da amacı açısından dikkate alınması gerekir. O, bu planla Kudüs'teki Müslüman varlığını küçük bir azınlığa düşürmeyi ve bütün Müslümanların ortak duyarlılıkla sahip çıkmaları gereken Kudüs'ü tam bir Yahudi şehrine dönüştürmeyi hedeflemektedir. Aralık 1999'da yaptığı bir açıklamada bu planla ilgili olarak: "Böylece ilk siyonistlerin gerçekleştirmek için büyük çaba harcadıkları önemli bir hedef gerçekleştirilmiş olacaktır" demişti.
Olmert'in belediye başkanlığı döneminde Kudüs'te Müslümanlara ait pek çok gayrimenkul gasp edildi. Örneğin 2000 yılında onun başkanlık ettiği Mahalli İnşa Konseyi yeni bir cadde ve bağlantılı ara sokaklar açma iddiasıyla Filistinlilere ait 568 dönüm araziyi gasp etti. Bu gasp bir ihtiyaçtan dolayı değil özellikle Kudüs'te Müslümanların mülklerini ellerinden alma politikası yüzünden gerçekleştirilmişti. Olmert döneminde bunun dışında daha yüzlerce dönüm arazi zorla gasp edilmiş ve birçoğu Yahudi yerleşim birimlerinin genişletilmesi için kullanılmıştır. Yukarıda sözünü ettiğimiz Ebu Guneym tepesi (Har Homa) Yahudi yerleşim merkezinin genişletilmesi amacıyla da sonraki dönemlerde pek çok arazi gasp edildi.
Kudüs'teki Müslüman varlığını sembolik hale getirme ve şehri her yönden Yahudi kuşatmasına alma, böylece İslâm'ın bu şehirdeki tarihi izlerini de kademeli bir şekilde ortadan kaldırma amacına yönelik "Büyük Kudüs Projesi"nin fikir babası da Olmert'tir. Bu proje hakkında geniş bilgi almak isteyenlere web sitemizdeki (www.vahdet.com.tr) "Kudüs'e Büyük Komplo" başlıklı dosyamızı okumalarını tavsiye ediyoruz.
Olmert, Mescidi Aksa'da onarım çalışmalarını engellemesiyle de tanınmaktadır.
ABD'nin büyükelçiliğini Kudüs'e taşıması için ücretsiz arsa temin eden de odur. Müslümanlardan gasp ettiği arazileri böyle, Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanımaya hazırlanan ülkelere peşkeş çekmiştir.
Yazıya ancak bu kadarını sığdırabildik. Bunlar Olmert'in İslâm'a ve Müslümanlara karşı kin duygularını, Filistinlilere zulmünü ve Siyonizmdeki aşırılığını ortaya koyan uygulamalarından sadece birkaç örnek. Hepsini kapsamlı bir kitaba bile sığdıramayız.