Suriye'yi Sorgulama Yasası

14 Aralık 2003 Pazar, Vakit gazetesi

Amerika'nın Irak'tan sonraki hedefi Suriye'ydi. Dolayısıyla Bush'un sandığı gibi 1 Mayıs 2003, Irak'ta savaşın bittiği tarih olsaydı, ABD vakit kaybetmeden, dünyanın Afganistan'dan sonra Irak'ın işgalini sindirmeye başlamasından, böylece bu tür işgallerin adeta "olağan" kabul edilmesinden yararlanarak Suriye'ye yüklenmeyi planlıyordu. Ama öyle olmadı. Irak'ta başlayan direniş işgalcilere ağır darbeler indirince ABD burada savaşın bitmediğini, bitmesinin de kolay olmayacağını, burada saplandıkları çamurda epey kanat çırpmak zorunda kalacağını anladı. Kanat çırptıkça derinlere saplanıyor ve sonunun nasıl geleceği konusunda bir tahminde bulunamıyor. Ama, İsrail hesabına "Suriye'ye yüklenme" planından vazgeçmek de istemiyor. Askeri yönden yüklenmenin zor olacağını, Irak'taki kayıplarının balonunun havasının inmesine yol açtığını gördüğünden diplomatik yönden yüklenmeye başladı. Bu amaçla Amerikan parlamentosu "Suriye'nin Sorgulanması ve Lübnan'ın Saygınlığı Yasası" adıyla bir yasa çıkardı. "Bağdat kasabı" Bush da geçtiğimiz Cuma günü (12 Aralık'ta) bu yasayı onayladı.

Yasaya göre Suriye'ye silah, sivil veya askeri amaçla kullanılabilen bazı araçlar, bazı bilgisayar malzemeleri ve programları, uçak motorları ve yedek parçaları satılması engellenecek, ülkenin kalkınma programlarına mali destek sağlanmayacak, Amerikalı iş adamlarının Suriye'de iş almaları yasaklanacak, Suriyeli diplomatların Amerika'da çalışmaları engellenebilecek, Suriye uçaklarının Amerika hava sahasında uçuş yapmaları ve havaalanlarına inmeleri engellenecek. Yasa ayrıca Suriye hesaplarının dondurulması, ithalat ve ihracata engel konması veya sınırlama getirilmesi gibi yaptırımlar da içeriyor. Yasa Suriye'nin Lübnan üzerindeki etkinliğini "işgal" olarak nitelendiriyor ve bu "işgal"in sona ermesi, 20 bin civarında olduğunun tahmin edildiğini ileri sürdüğü kuvvetlerini çekmesi için Suriye'ye baskı yapılmasını istiyor.

Yasanın asıl amacı ise şu istekte kendini gösteriyor: "Suriye ve Lübnan, kapsamlı ve kalıcı bir barış sağlanabilmesi için birbirlerinden bağımsız ve şartsız olarak İsrail'le ikili görüşmeler başlatmalıdırlar."

"Bağdat kasabı" Bush yasayı imzaladıktan sonra yaptığı açıklamasında, Beyaz Saray'ın bu yasayı onaylamasının aynen uygulayacağı anlamına gelmediğini, bunun Amerika'nın etkili bir dış politika güttüğünün ifadesi olduğunu ileri sürdü. Tabii bunu söylerken Suriye'ye, Amerika ve İsrail'in isteklerini kabul etmesi, özellikle Filistin direnişinin ve Lübnan'da siyonist işgalcilere boyun eğdiren İslami direnişin sıkıştırılması için bir açık kapı bırakmayı amaçlıyordu. Çünkü ona akıl verenler, hiçbir açık kapı bırakılmaması durumunda, Amerika'nın Irak'ta İsrail'in de Filistin direnişi karşısında çıkmaz sokağa girdiği şu dönemde yasanın amacına ulaşamayacağını hatırlatmışlardır. Kendisinin bu incelikleri düşünecek akla sahip olduğunu kimse tahmin etmez.

Suriye'yle ilgili son gelişmeleri göz önünde bulundurarak bu yasayı bir de amaçları yönünden tahlil etmek gerekiyor.