![]() |
| Musa Ebu Merzuk |
15 yıldan beridir ABD'de oturan, ailece ABD kimliğine sahip ve bu ülkede bulunduğu sürece ülke kanunlarına göre suç sayılabilecek herhangi bir hareketine rastlanmamış olan HAMAS siyâsi büro başkanı Prof. Dr. Musa Ebu Merzuk 25 Temmuz 1995 tarihinde Kennedy havaalanından giriş yaparken tutuklandı. Prof. Ebu Merzuk'un ABD kanunlarına göre suç sayılabilecek herhangi bir hareketine rastlanmadığından tutuklanışına makul bir gerekçe gösterilemedi. Ancak gelişmeler onun İsrail istediğinden dolayı tutuklandığını ortaya çıkardı. Demek ki ABD yönetimi kendi ülkesinin kimliğini taşıyanlara karşı İsrail'in jandarmalığını yapıyordu.
Prof. Musa Ebu Merzuk daha sonra mahkeme önüne çıkarıldığında "İsrail'e karşı gerçekleştirilen terör eylemlerini (?, !) organize etmek"le suçlandı. Şu terör kavramı ortaya çıktı ya zulüm düzenlerinin işleri artık hayli kolaylaştı. Bir kimseyi tutuklamak ve suçlamak icap edince hemen "terör" kavramından yararlanıyorlar. Nasıl olsa bu kavramı istenilen yöne çekmek mümkün. Filistin'de haksız yere binlerce insanın hapiste tutulması, onların 40 dereceyi aşan sıcaklığın altında haşaratların kol gezdiği çöldeki çadır hapishanelerine doldurulması, onlarca insanın işkence altında öldürülmesi, insanların topraklarının zorla ellerinden alınması, evlerinin yıkılması vs. önemli değil. Hakkını mı arıyorsun? O halde teröristsin! İşgal yönetiminin baskı ve zulümlerinden kurtulmak için halkı şuurlandırmaya mı çalışıyorsun? Terörist olarak nitelenmen için bundan iyi gerekçe mi olur? Bir halkın yok edilişine, kutsal değerlerin ayaklar altına alınmasına, insanların vatanlarının zorla gasp edilmesine mi karşı çıkıyorsun? "Aşırı dinci bir terörist" olarak tam suçüstü yakalandın demektir!
İşte Prof. Ebu Merzuk da halkının işgale karşı sürdürdüğü mücadelesinin haklı bir mücadele olduğunu dünya kamuoyuna anlatma "suç"unu işlediğinden dolayı ABD tarafından "gizli terörist" suçlamasıyla göz altına alındı. HAMAS'ın siyâsi bürosunun işlevi Filistin davasının haklılığını dünya kamuoyuna anlatmaktır. Bu organın Filistin toprakları içindeki eylemlerle herhangi bir bağlantısı yoktur. Ayrıca bugüne kadar HAMAS'ın eylemlerini işgal altındaki Filistin topraklarının dışına taşıdığı görülmemiştir. İşgal altındaki topraklarda sürdürülen mücadele ise bir terör değil bir bağımsızlık ve hak arama mücadelesidir. Eğer Filistin halkının mücadelesini terör olarak nitelemek söz konusuysa dünyadaki tüm bağımsızlık mücadelelerini, hak arama mücadelelerini, zulüm karşısındaki direniş hareketlerini de terör olarak nitelemek gerekir. Ancak gel de sen bunları Clinton'a anlat! Clinton bunları anlayacak kadar olsaydı Bosna - Hersek'teki Sırp vahşetine çanak tutmaktan, Çeçenistan'da insanları kırıp geçiren Rus zalimlerle işbirliği yapmaktan ve daha nice yüz kızartıcı uygulamalardan utanacak bir yüzü olurdu.
Başta da belirttiğimiz gibi Prof. Ebu Merzuk'un tutuklanmasındaki asıl amaç İsrail'in memnun edilmesiydi. Başkan Clinton'un onu gaddar siyonist rejime teslim etmek için kılıf araması da bu yüzden. Clinton önümüzdeki yıl yapılacak seçimlerde yahudi lobisinin desteğini elde edebilmek için siyonist işgal yönetiminin ve onun ABD'deki uzantısı olan yahudi lobisinin parmak işaretleriyle zıplamaktan çekinmiyor. Ama yahudi lobisinin onu bir eskimiş elbise gibi atarak yerine daha tazelerini kullanmayı tercih ettiğini, Allah ömür verirse, önümüzdeki yıl hep birlikte göreceğiz.