Birleşik Arap Emirlikleri

Resmi adı: Birleşik Arap Emirlikleri

Başkenti: Ebu Zaby (Yabancı kaynaklarda Abu Dhabi olarak geçmektedir). Aynı zamanda yedi emirlikten en büyüğünün idare merkezi olan Ebu Zaby, Basra Körfezi içinde küçük bir adadır. Bu adadan ana kara kütlesine bir köprü bağlantısı sağlanmıştır. (Nüfusu: 365.000)

Diğer önemli şehirleri: Dubai, Acman, el-Ayn.

Yüzölçümü: 83.600 km2.

Nüfusu: 1.980.000 (1993 tahmini). Nüfusun % 81'i şehirlerde yaşamaktadır. Ortalama ömür 72 yıldır. Çocuk ölümlerinin oranı binde 22'dir. Nüfusun % 40'ını 14 yaşın altındakiler oluşturmaktadır.

Km2 başına düşen insan sayısı: 23.6

Nüfus artış hızı: % 3.2

Etnik yapı: Ülkenin nüfusu petrol bulunmasından sonra hızlanan yabancı göçüyle büyük bir hızla artmıştır. Tahminlere göre bugünkü Birleşik Arap Emirlikleri topraklarında bu yüzyılın başlarında 100 bin kişi yaşıyordu. Bu sayı 1975'te 656 bine çıktı. 1985'te yapılan sayımda nüfusun son beş yıl içinde % 55.7 oranında arttığı görülmüştü. Bu artışın en önemli sebebi ekonomisi hızla gelişen ülkede yabancı iş gücüne duyulan ihtiyaçtı. Birleşik Arap Emirlikleri'ne çalışmak üzere gelerek yerleşenlerin önemli bir kısmı Asya kökenlidir. Bunun yanı sıra Mısır başta olmak üzere değişik Arap ülkelerinden gelenler de olmuştur. Yapılan tespitlere göre ülkedeki mevcut nüfusun yarısını Hindistan, Pakistan ve Bangladeş asıllı göçmenler, % 18'ini İranlılar oluşturmaktadır. Kalan nüfusun büyük çoğunluğunu Araplar oluşturmaktadır. Bunların yanı sıra az sayıda Avrupalı ve Doğu Asyalı göçmen yaşamaktadır.

Dil: Resmi dil Arapça'dır.

Din: Resmi din İslâm'dır. Nüfusun % 96'sı Müslümandır. Müslümanların % 83'ü sünni, % 17'si Şiidir. Nüfusun % 4'ünü de doğu dinleri başta olmak üzere değişik dinlerin mensupları oluşturmaktadır.

Coğrafi durumu: Bir Körfez ülkesi olan Birleşik Arap Emirlikleri, kuzeyden Basra Körfezi, doğudan Umman ve Umman Denizi, güneyden ve güneybatıdan Suudi Arabistan'la çevrilidir. Genelde çöl düzlüklerden ibaret bir araziye sahiptir. Toprakları genellikle tarıma elverişli değildir. el-Ayn emirliği topraklarının bir kısmıyla, Umman Denizi kıyısında bulunan Fuceyre emirliğinin Haceru'l-Garbi dağlarının eteklerinde bulunan toprakları tarıma elverişlidir. Ancak son yıllarda gelişen teknolojiyle deniz suyundan arıtılan sularla bazı yerlerde ziraat yapılmaktadır. Birleşik Arap Emirlikleri'nin, Haceru'l-Garbi dağlarından akan küçük derelerin dışında akarsuyu yoktur. Umman Denizi'yle Basra Körfezi arasında kalan ve Hürmüz boğazına doğru uzanan yarımada Musandam Yarımadası olarak adlandırılır. Yarımadanın Hürmüz Boğazı'na bakan uç kısmı Umman Sultanlığı'na aittir. Basra Körfezi'ne bakan kıyıları genellikle sığ kayalıklarla kaplıdır. Oldukça sıcak ve nemli bir iklime sahiptir. Yaz aylarında sıcaklar bazen 50 derecenin üstüne çıkar. Ocak ayı sıcaklık ortalaması da 18 derecedir. Başkent Ebu Zaby'da yıllık sıcaklık ortalaması 24.1 derece, yıllık yağış ortalaması 47 mm.'dir.

Yönetim: Birleşik Arap Emirlikleri monarşik bir federasyondur. Yedi emirlikten oluşur. Bu yedi emirlikten Ebu Zaby'ın emiri federasyonun başkanıdır. Diğer emirler dışişleri ve savunma gibi konularda bu başkana bağlıdırlar. İçişlerinde ise bağımsızdırlar. Ayrıca federal bir hükümet bulunmaktadır. Bu hükümetin başında başbakan bulunur. Emirler seçimle değil, tevarüsle iş başına gelirler. Yani her bir emirliğin yönetimi belli bir ailenin elindedir. Bütün ülkeyi ilgilendiren kararlar, yedi emirin oluşturduğu Yüksek Federal Meclis'te oylama yoluyla alınır. Ancak Ebu Zaby ve Dubai emirliklerinin veto hakları vardır. Yüksek Federal Meclis'in kararları hükümeti bağlar. Hükümet bu meclisin kararlarını uygulamakla yükümlüdür. Birliğin parlamento niteliğinde, 40 kişilik bir Federal Milli Meclisi bulunmaktadır. Meclis üyeleri emirliklerce kendilerine ayrılan kontenjanlara göre atamayla belirlenir ve her bir üye iki yıl süreyle görev yapar. Mahkemeler bağımsızdır. Mahkeme kararlarında İslâm hukukunun koyduğu kurallara aykırı hareket edilmemesi istenir. Ancak İslâm hukukunun tam anlamıyla uygulandığı söylenemez. En yüksek yargı organı Yüce Divan'dır. Federasyonu ilgilendiren hukuki meseleler burada çözümlenir. Birleşik Arap Emirlikleri, BM, İKÖ (İslâm Konferansı Örgütü), Arap Devletleri Birliği, Körfez İşbirliği Konseyi, OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler Teşkilatı), IMF (Uluslararası Para Fonu), İslâm Kalkınma Bankası gibi uluslararası örgütlere üyedir.

İdari bölünüş: Yedi özerk emirlikten meydana gelen bir federasyondur. Bu emirlikler: Ebu Zaby (Abu Dhabi), Dubai, eş-Şârika, Re'su'l-Hayme, Fuceyre, Ucmân, Ummu'l-Kayveyn. Bu adlar aynı zamanda bu emirliklerin idare merkezlerinin bulunduğu şehirlerin adlarıdır. Emirliklerin en genişi Ebu Zaby'dır. Bu emirliğin yüzölçümü 65 km2'yi bulmaktadır.

Tarihi: Bugünkü Birleşik Arap Emirlikleri'nin bulunduğu topraklar Hz. Ömer (r.a.) zamanında Amr bin As (r.a.) tarafından fethedilerek İslâm devletinin topraklarına katılmıştır. 16. yüzyılda Portekizli sömürgecilerin bölgeye girmelerine kadar burası sürekli İslâm hâkimiyetinde kalmıştır. Tarih boyunca da bir ticaret ve gemi inşaatı merkezi olduğundan bu bölgede yaşayan halk maddi açıdan sürekli refah içinde olmuştur. Portekizlilerin 16. yüzyılın başlarından itibaren Basra Körfezi'ne girerek bölge halkını rahatsız etmeye başlamaları üzerine o zaman o bölgeyi himayesinde tutan Osmanlı devleti harekete geçti. Osmanlıların bölgedeki güçlerini ve etkinliklerini artırmalarına rağmen Portekizliler de bugün Umman Sultanlığı'nın başkenti olan Maskat'ı ele geçirmiş ve civardaki insanları akıl almaz bir şekilde rahatsız etmeye başlamışlardır. Portekizlilerin ardından da İngilizler devreye girdiler. 19. yüzyılın başlarından itibaren bölgede varlık gösteren İngilizler daha farklı bir politika izleyerek bazı Arap kabilelerinin ileri gelenleriyle ticaret ve saldırmazlık anlaşmaları imzaladılar. İngilizlerin sahip olduğu Doğu Hindistan Şirketi, Arap kabilelerinin başkanlarıyla yapılan anlaşmalara dayanarak Basra Körfezi'ne yönelik ticaret faaliyetlerini artırdı. Ancak sahilden bazı grupların İngiliz gemilerine saldırmaları üzerine İngiliz kuvvetleri 1819 yılında Re'su'l-Hayme'ye saldırdılar. (Re'su'l-Hayme bugün Birleşik Arap Emirlikleri'ni oluşturan yedi emirlikten biridir). Bu saldırı sahildeki Arap kabilelerinin başkanlarını İngilizlerle anlaşma yapmaya zorladı ve 1820'de söz konusu kabilelerin başkanlarıyla İngilizler arasında yeni bir saldırmazlık anlaşması imzalandı. Bu anlaşma İngilizlere biraz daha rahat hareket etme fırsatı verdi. Osmanlı Devleti, İngilizlerin nüfuzunu zayıflatmak için harekete geçerek Arap yarımadasının Katar'a kadar olan kısmını yeniden ele geçirdi. Ancak Osmanlı'nın bütün cephelerden sıkıştırılmış olması ve kendi içindeki karışıklıklar İngilizler'i bölgeden tamamen söküp atmasına fırsat vermiyordu. İngilizler 1892'de sahil boyundaki Arap emirlikleriyle yeni bir anlaşma yaparak buralardaki nüfuzlarını artırdılar. Bu anlaşma gereğince söz konusu emirlikler iç işlerinde bağımsız, dış işlerinde ve savunma konusunda İngilizlere bağlı olacaklardı. Bu emirlikler 1947'ye kadar İngiliz Doğu Hindistan Şirketi'ne bağlı kaldılar. 1947'de İngilizler Hindistan yarımadasından çekilmelerine rağmen Körfez emirliklerini elinde tutmaya devam ettiler. Bu tarihten sonra Körfez emirlikleri İngiltere Dışişleri bakanlığına bağlandı. İngiltere'nin buraları terk etmemesinin en önemli sebebi petroldü. İngiltere, 1952'de kendine bağlı olarak Anlaşmalı Emirlikler Konseyi'ni kurdu. Zaman içinde oluşan şartlar İngiltere'yi Körfez'den çekilmeye zorladı. İngilizler 1968'de Körfez'den çekileceklerini açıkladılar. Bunun üzerine 30 Mart 1968'de bölgedeki emirlikler kendi aralarında bir birlik oluşturma kararı aldılar. Bu birliğe başlangıçta Katar ve Bahreyn de dahildi. Ancak Ekim 1969'da Katar, Bahreyn ve Fuceyre birlikten çıkma kararı aldı. Kalan altı emirlik (bugünkü Birleşik Arap Emirlikleri'ni oluşturan yedi emirlikten altısı) 2 Aralık 1971'de İngiltere'den bağımsız olarak Birleşik Arap Emirlikleri'ni kurdu. Bu federasyona Şubat 1972'de Fuceyre yeniden katıldı ve böylece federasyonu oluşturan emirlik sayısı yediye çıktı. Bağımsızlık sonrasında federasyon emirliğine Ebu Zaby emiri Zayed bin Sultan Ali Naheyân getirildi. Zayed bin Sultan bu görevi hâlen sürdürmektedir.

Dış problemleri: Ebu Musa, Büyük Tunb ve Küçük Tunb adaları konusunda İran'la anlaşmazlık içindedir. Birleşik Arap Emirlikleri, hâlen İran'ın elinde olan bu adaların kendisine ait olduğunu ileri sürüyor. (Geniş bilgi için İran'ın dış problemlerine bkz.)

İç problemleri: Yabancı iş gücüne duyulan ihtiyaç dolayısıyla ülkeye çok sayıda yabancının yerleşmesi bazı ekonomik ve sosyal problemleri de beraberinde getirdi. Yabancıların yerli halkla kaynaşamaması bazı etnik sorunlara yol açtı. Özellikle Asyalı göçmenler içinde azımsanamayacak sayıda Müslüman olmayan unsurların bulunması da problem oluşturmaktadır. Kendi ülkelerinde Müslümanlara karşı kin ve nefretle doldurulmuş ve devlet gücünü kullanarak Müslümanları ezmeye alışmış bazı hindular Birleşik Arap Emirlikleri'nde de sorun çıkarmaktadırlar. Bazı uzmanlar yabancılar sorununun ileride daha da büyüyeceğinden endişe ediyorlar. Bazı yerliler de bütün hizmet işlerinin hatta emniyetle ilgili görevlerin yabancılara verilmesini kaygıyla karşılıyorlar. Ekonomik problem ise yabancıların çoğunun basit işlerde ve düşük ücretlerle çalıştırılmasından kaynaklanıyor. Bu durum toplumda ekonomik ve sosyal dengesizliğe yol açtığı gibi ekonomik sınıflaşmaya da sebep oluyor. Yabancıların ileride "alt tabaka" olarak görülmekten rahatsız olmaları ve bunun bazı sosyal çalkantılara sebep olması söz konusu olabilir.

İslami Hareket: Birleşik Arap Emirlikleri'nde İslâmi faaliyetler daha çok dernekler ve hayır kurumları vasıtasıyla yürütülmektedir. Bu kurumların başta geleni ve en kapsamlı faaliyette bulunanı Islah ve Toplumsal Yönlendirme Cemiyeti'dir. Bu cemiyet genellikle Müslüman Kardeşler'in anlayışını benimsemiş ve bu cemaatle bağlantısı olan kişilerin yönetimindedir. Cemiyetin bütün emirliklerde şubeleri var. Cemiyet, çeşitli eğitim çalışmaları ve kültürel faaliyetler yürütüyor. Anaokulları ve daha başka özel okullar açıyor. Yaz kursları ve kamplar düzenliyor. Her yıl ülke genelinde geniş çaplı kitap fuarları düzenliyor. Değişik İslâmi kitapların yanı sıra, el-Islah adlı aylık bir dergi yayınlıyor. Hayır çalışmaları yürütüyor. Ancak ülkede monarşik bir yönetim olduğundan ve parlamento üyeleri seçimle değil atamayla belirlendiğinden siyasi çalışma yapma imkânı yok. Bununla birlikte halkı özellikle gençliği siyasi yönden şuurlandırmayı ve güncel meseleleri İslâmi açıdan yorumlamasını sağlamayı amaçlayan faaliyetleri var. Cemiyetin diğer Körfez ülkelerindeki Islah cemiyetleriyle de bağlantısı var. (Bu konuda diğer Körfez ülkelerindeki İslâmi faaliyetlere bkz.) Ülkede ayrıca birçok hayır kuruluşu mevcut. Bu kuruluşlar ülke içinde cami ve İslâmi kurumlar tesis etmek için çalıştıkları gibi Afrika ülkeleri başta olmak üzere birçok İslâm ülkesindeki Müslümanlara yardım ulaştırmaya ve buralarda da cami ve İslâmi müesseseler kurmaya da özen gösteriyorlar. Bu tür hayır kuruluşlarının başında da yine yukarıda sözü edilen Islah ve Toplumsal Yönlendirme Cemiyeti'yle ilişkisi olan Hayır Amelleri Kurumu geliyor. BAE'nde misyoner kurumları da çeşitli faaliyetlerde bulunuyorlar. Bu kurumlar daha çok eğitime ağırlık veriyorlar. Ülkede misyoner kurumları tarafından açılmış çok sayıda özel okul mevcut.

Ekonomi: Birleşik Arap Emirlikleri'nin en önemli gelir kaynağı petroldür. 1992'de toplam 837 milyon varil petrol üretmiştir. OPEC ülkeleri arasında 1993'te gerçekleştirilen anlaşmadan sonraki günlük petrol üretimi 2 milyon 160 bin varildir. 1993'teki petrol rezervi 64 milyar 750 milyon varil olarak tahmin ediliyordu. Doğal gazın da ülke ekonomisine önemli katkısı olmaktadır. 1992'de 25.5 milyar m3 doğal gaz üretmiştir. 1993'teki doğal gaz rezervi de 5.5 trilyon m3 olarak tahmin ediliyordu. Petrol ve doğal gazdan elde edilen gelirin gayri safi yurtiçi hasıladaki payı % 47'dir. Birleşik Arap Emirlikleri'nin hem Basra Körfezi hem de Umman Denizi boyunca uzun birer kıyısının olması balıkçılık ve inci avcılığı imkânı vermektedir. İnci ticareti eski önemini kısmen kaybetmiş olsa da balıkçılık yine bir gelir kaynağı olarak sürdürülmektedir. 1991'de 92.5 ton balık ve deniz ürünü avlanmıştır. Topraklarının genelde çöl olmasına rağmen ülkede modern usullerle kısmen tarım da yapılmaktadır. (Bkz. Coğrafi durum) 1992'de başta hurma olmak üzere 240 bin ton meyve, 365 bin ton sebze üretilmiştir. Çok yaygın olmamakla birlikte hayvancılık da yapılmaktadır. 1992'de ülkede 55 bin baş sığır, 275 bin baş koyun bulunuyordu. Tarım ve hayvancılıktan elde edilen gelirin milli gelir içindeki payı % 2'dir. Tarım, hayvancılık ve balıkçılık sektöründe çalışanlar tüm çalışan nüfusun % 6.4'ünü oluşturmaktadır. Dış ticaretten de önemli miktarda gelir sağlanmaktadır. Dubai emirliğinin merkezi olan Dubai şehri aynı zamanda bir ticaret merkezidir. Bu şehirde Râşid ve Cebeli Ali limanı adlı iki büyük limanın bulunması şehre ticari yönden canlılık kazandırmaktadır. Adı geçen limanlar vasıtasıyla ülkenin dünyayla deniz bağlantısı sağlanmaktadır. Dubai'nin bir ticaret merkezi olmasında buranın yönetiminin ekonomik politikasının da etkisi olmuştur. Dubai yönetimi yabancı sermaye sahiplerine ve ticaretçilere her türlü kolaylığı sağlamaktadır. Dubai'nin yanı sıra Ebu Zaby'da da geniş kapasiteli, modern donanımlı iki uluslararası liman bulunmaktadır. Dış ticarete önem verilmesi ve yabancı sermaye sahiplerine kolaylık sağlanması ülkede bankacılık sektörünün gelişmesine de imkân sağlamıştır. Çalışanların üçte ikisinin Asyalılardan oluştuğu belirlenmiştir. Yabancıların ülkede ucuz bir işgücü olarak değerlendirilmesi toplumdaki sosyal dengelerin bozulmasına yol açmıştır.

Para birimi: Birleşik Arap Emirlikleri Dirhemi.

Gayri safi milli hasılası: 39 milyar 858 milyon dolar. (Yıllık safi artış: % 3.5)

Kişi başına düşen milli gelir: 20.130 dolar.

Dış ticaret: BAE, petrol, petrol ürünleri ve doğal gazın yanı sıra alüminyum, inci, hurma ve kurutulmuş balık ihraç etmektedir. İthal ettiği malların başında ise makineler, ulaşım araçları, elektrikli ve elektronik araçlar, dayanıklı tüketim malları, kimyasal maddeler, ilaç, gıda maddeleri, canlı hayvan gelir. Dış ticareti daha çok ABD, Fransa, Hollanda ve Japonya iledir. Dış ticaretinde açık olmamaktadır. 1990'da ihracatı ithalatından yaklaşık 8.5 milyar dolar daha fazla olmuştur.

Sanayisi: Ülkenin en önemli sanayi kuruluşları petrol arıtma tesisleridir. Ruveys'teki arıtma tesisleri günde 300.000 varil petrol işleyebilmektedir. Ruveys'te ayrıca petrol yan ürünleri çıkaran petro - kimya tesisleri bulunmaktadır. Aynı bölgede doğal gaz işleme tesisleri de kurulmuştur ve bu tesislerde protan ve bütan gaz üretilmektedir. Ummunnar'daki arıtma tesisleri de günde 60.000 varil petrol işleyebilmektedir. Birleşik Arap Emirlikleri petrol gelirlerini diğer sanayi alanlarında değerlendirmek suretiyle milli sanayisini geliştirmeye çalışmaktadır. Bu amaçla birçok fabrika ve sanayi tesisi kurulmuştur. Başta gelen sanayi tesisleri çimento, alüminyum, kablo ve kiremit üretimi üzerinedir. Bunların yanı sıra bazı küçük sanayi tesisleri de kurulmuştur. İmalat sanayisinin gayri safi yurtiçi hasıladaki payı % 7'dir. Çalışan nüfusun yaklaşık % 14'ü sanayi sektöründe iş görmektedir. Buna petrol tesislerinde çalışanlar da dahildir.

Enerji: BAE'nde 1991'de 13 milyar 790 milyon kw/saat elektrik üretilmiştir. Aynı yıldaki elektrik tüketimi de bu rakama eşittir. Elektrik enerjisinin tamamı termik santrallerden elde edilmektedir. Kişi başına yıllık elektrik tüketimi ortalama 8460 kw/saattir.

Ulaşım: Birleşik Arap Emirlikleri'nin dört havaalanı mevcuttur ve hepsi de uluslararası trafiğe açıktır. Daha önce Körfez Hava Yolları (Gulf Air)'na ortak olan bu ülke, 1985'te söz konusu şirketten ayrılarak kendi havayolu şirketini (Emirates) kurdu. Ülkenin ithalat ve ihracatta kullanılan birçok limanı bulunmaktadır. BAE'nin 100 grostonun üstünde yük taşıyabilen 276 gemisi vardır. (Limanları ve deniz nakliyatı hakkında ayrıca "Ekonomi" kısmına bkz.) Birleşik Arap Emirlikleri'nin 4500 km. karayolu mevcuttur. Bu ülkede ortalama 4 kişiye bir motorlu ulaşım aracı düşmektedir.

Eğitim: İlk öğretim altı yaşından başlayarak altı yıl sürer ve zorunludur. Eğitim ücretsizdir. İlk ve genel ortaöğretim kurumları bir arada bulunmaktadır. Bu nitelikte 360 öğretim kurumu, ayrıca 10 adet mesleki ortaöğretim kurumu bulunmaktadır. İlkokul çağındaki çocukların tamamı, ortaokul çağındaki çocukların % 60'ı bu öğretimden yararlanabilmektedir. Ülkedeki tek üniversite Birleşik Arap Emirlikleri Üniversitesi'dir. Üniversite çağındaki gençlerden üniversiteye kayıt yaptıranların oranı % 9'dur. Ülkenin en önemli eğitim merkezi el-Ayn şehridir. Üniversite, önemli araştırma kurumları, enstitüleri ve kültür merkezleri bu şehirdedir. Okuma yazma bilenlerin oranı % 100'dür.

Sağlık: Bahreyn'de 35 hastane, 3220 doktor, 190 diş doktoru, 7250 hemşire mevcuttur. 615 kişiye bir doktor düşmektedir. Sağlık hizmetleri iyi bir seviyededir. Sağlık kurumları modern cihazlarla donatılmıştır.