MBS'nin açılım ziyaretleri

29 Kasım 2018 Perşembe, Yeni Akit

Arap sosyal medyasında Suudi Arabistan'ın veliaht prensinin MBS olarak kısaltılan adının açık okunuşu artık Minşar bin Selman olarak yaygınlaşmaya başladı. Yani Selman oğlu Testere. İngilizce yayın organlarında da söz konusu kısaltmanın açık okunuşu için Mister Bone Saw yani Bay Kemik Testeresi deniyor. Bunların her ikisinin de uygun olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü adam "Muhammed" ismine hiç lâyık biri değil.

MBS yani Minşar bin Selman, Suudi Arabistan'ın ve başına geçirilen veliaht prensin gerçek yüzünü ortaya çıkaran Cemal Kaşıkçı cinayetinden sonra ilk yurtdışı seyahatine geçtiğimiz Perşembe günü yani 22 Kasım tarihinde başlamıştı. Dünyada kendisine yönelen tepkilerden dolayı ülke dışına çıkmaktan biraz çekiniyordu. Ama her şeye rağmen kirli yüzünü gizlemek amacıyla kullandığı perdeyi açarak ülke dışına çıkması, bir açılım gerçekleştirmesi gerektiğini düşündü.

Seyahat öncesinde, resmi açıklamalarda hangi ülkelere uğrayacağı hakkında çok ayrıntılı bilgi verilmedi. Çünkü gitmek istediği ülkelerde kendisine yönelecek tepkilerden dolayı rotasını değiştirme ihtimalini de göz önünde bulundurması gerekiyordu. O yüzden net bir seyahat programı ortaya koymaktan ve bu programı kamuoyuna açıklamaktan çekindi.

İlk olarak en samimi dostu ve birlikte Yemen'de büyük katliamlar yaptıkları Körfez Koalisyonu ortağı Birleşik Arap Emirlikleri'yle başladı. Çünkü en rahat bir şekilde ziyaret edebileceği ülkelerden biri buydu.

BAE hem homojen bir toplumsal yapıya sahip olmadığı, çok farklı etnik unsurların bir arada yaşadığı, sivil yapılanmaların engellendiği, hem de aynen Suudi Arabistan'da olduğu gibi siyasi diktatörlüğün hüküm sürdüğü bir ülke olduğundan burada MBS'nin seyahatine karşı tepki gösterileri düzenlenmesi ihtimali yoktu. Zaten dikta rejiminin fiili bir tepkiye fırsat vermesi de söz konusu değildi. O yüzden MBS bu ülkede kendini rahat hissedecekti. Dolayısıyla bu ülkede üç gün kalarak muhtelif görüşmeler gerçekleştirdi. Bazı ülkelerin ileri gelen yöneticilerinin aynı tarihlerde BAE'de olmalarını da fırsat olarak değerlendirip onlarla görüşmeler yaptı.

Ardından Suudi Arabistan'ın arka bahçesi niteliğindeki Bahreyn'e geçti. Bu ülke resmen Bahreyn Krallığı olarak adlandırılsa da Suudi Arabistan'ın bir vilayeti gibidir ve bu ülkede de MBS'nin ziyaretine fiili bir tepki gösterilmesine fırsat verilmesi ihtimali yoktu.

Üçüncü durağı Suud rejiminin yaptığı maddi desteklerle saltanatını sürdürebilen darbeci general Sisi'nin hüküm sürmeye devam ettiği Mısır'dı. Bu ülkede de her ne kadar dikta rejimi hakimiyetini sürdürüyor olsa da MBS'nin ziyaretine önemli tepkiler oldu. Dokuz muhalif parti "Sivil Demokratik Hareket" adıyla bir ittifak oluşturararak MBS'nin ziyaretine tepki gösterdi. Onun ziyaretine karşı çıkanlar Suudi Arabistan'ın kirli cinayetine ve Yemen'deki katliamlarına yönelik tepkilerinin yanı sıra Mısır'ın Tiran ve Sanafir adalarını çalmasına karşı da tepkilerini dile getirdiler.

Tunus halkı, MBS'nin ülkelerini kirletmemesi için tepki gösterilerini o daha ülkelerine gelmeden önce başlattı ve ziyaret programının iptal edilmesini istedi. Ancak Tunus hükümeti ziyaretin kendi istekleriyle değil MBS'nin isteğiyle gerçekleştiğini söyleyerek yine de ona kapılarını açtı. Ziyaret esnasında da geniş çaplı tepkiler ve gösteriler oldu. MBS bu ülkede çok fazla kalmadı ve Arjantin'deki G20 Zirvesi'ne katılmak üzere oraya geçti.

Bu zirveden sonra Moritanya ve Cezayir'i ziyaret etme planı olduğu söyleniyor. Ancak her iki ülkede de onun ziyaretine tepkiler var ve insanlar, MBS'nin ziyaretinin ülkelerini kirleteceğini dile getiriyorlar.