Haftar’ın kadınları kaçırması

7 Temmuz 2018 Cumartesi, Yeni Akit

Middle East Eye haber sitesinin yayınladığı bir rapora göre Libya’da fitne hareketinin lideri olan Halife Haftar’a bağlı milisler Derne’de kendilerine karşı savaşanları teslim olmaya zorlamak amacıyla dokuz kadını kaçırdı. Bunlardan birinin doksan yaşında olduğu ifade edildi.

Libya Haber Ajansı’na bilgi veren yerel kaynaklar Halife Haftar’a bağlı militanların son haftalarda Derne’den kaçmaya çalışan sivil kadınları esir aldıklarına dikkat çektiler. Haftar militanları bu kadınları kendilerine karşı direnen kişileri teslim olmaya zorlamak için rehine olarak değerlendiriyorlar. Rehin alınan kadınların Gırnata hapishanesine götürüldükleri ifade edildi. İçlerinden Suad adında bir kadının iki hafta sorgulandıktan sonra geçtiğimiz Pazar günü serbest bırakıldığı ifade edildi.

Haftar militanları tarafından esir alınan kadınların çatışmalarla herhangi bir ilgilerinin olmadığı, çatışmaların yaşandığı bölgelerden kaçmaya çalıştıkları esnada yakalandıkları ve dediğimiz gibi sırf Haftar birliklerine karşı çatışan kişilere baskı yapılması amacıyla birer rehine olarak kullanıldıkları vurgulandı.

Libya’daki direniş grupları fitneci Haftar örgütünün bu tutumuna karşı BM’nin ve Trablusgarp’taki uzlaşma hükümetinin devreye girmesini, kadınlara karşı böyle iğrenç ve insanlıkdışı bir yönteme başvurulmasına müsaade edilmemesini ve rehin alınan kadınların derhal serbest bırakılmasını istediler. Açıklamada Haftar militanlarının bu yola başvurmalarının aslında kendilerinin bir çöküş süreci yaşadıklarını ve karşılarındaki direniş gruplarını bir şeylere zorlamak için bütün ahlâkî değerleri, insanî ölçüleri ayaklar altına aldıklarını gösterdiğine dikkat çekildi.

Haftar’ın militanlarının daha önce Derne’nin merkezinde kontrolü ele geçirdikleri zaman da kendilerine karşı direnenleri yere yatırarak vahşi bir şekilde yakın mesafeden kafalarına kurşun sıkmak suretiyle öldürmelerinin görüntüleri dünya kamuoyuna yansıtılmıştı. Bu görüntüler de Haftar milislerinin vahşette ne kadar ileri gittiklerini ortaya koyması açısından dikkat çekiciydi.

Haftar militanlarının sergiledikleri vahşetlerin hepsi bundan ibaret değil. Toplu mezarlar kazarak insanların cesetlerini oralara savurmalarından, sokağın ortasında işkence manzaralarına kadar pek çok dehşet ve vahşet manzaralarını yüzleri kızarmadan sergilemişlerdi.

Sergilenen vahşet manzaraları ve bu konuda kamuoyuna yansıyan videolar yüzünden Uluslararası Ceza Mahkemesi Halife Haftar’a yakın adamlardan olan Mahmud el-Veraflı’nın savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlemekten dolayı yargıya teslim edilmesini istemişti.

Halife Haftar’ın milislerinin önemli bir kısmını eski Libya diktatörlüğü döneminden kalma paralı askerler ve muhtelif Afrika ülkelerinden toplanıp getirilen paralı militanlar oluşturuyor. Haftar’ın onlara ödediği paraların finans kaynağı ise büyük ölçüde Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri.

Haftar’ın gerçekte kitlesel bir tabanı yok. Tamamen paralı militanlarla çalışıyor. Bu paralı militanları elinde tutabilmek için gerekli paraları ise dediğimiz gibi Suudi Arabistan ve BAE’den temin ediyor. Dolayısıyla bu iki ülke onun militanlarının gerçekleştirdiği vahşi cinayetlere ve sergiledikleri korkunç manzaralara ortak durumdadır.

Şu an Derne başta olmak üzere birçok bölge Haftar militanlarının kuşatması ve engellemesi yüzünden dışarıdan insanî yardım alamıyor. Suriye’deki Esed rejiminden farkı olmayan Haftar örgütü kuşatma altında tuttuğu bölgelerdeki insanlara gıda yardımı ve tıbbi malzeme ulaştırılmasını bile engelliyor.