Sosyal medya savaşı

17 Şubat 2018 Cumartesi, Yeni Akit

Arapça kaynaklarda yer alan bir habere göre Katar’a abluka uygulayan ülkeler, Doğu Avrupa ülkelerinden istihdam ettikleri bayan elemanlarla Almanya’nın Münih şehrinde bir toplantı düzenlemişler. Bu bayanlar belli ücretler karşılığında Katar’ın imajını yıpratmak ve Avrupa toplumlarında Katar hakkında kötü bir kanaat oluşmasını sağlamak amacıyla sosyal medyada mesajlar yayınlıyorlarmış. Abluka ülkeleri bunları aynı zamanda bir toplantıda bir araya getirerek kendilerine strateji öğretiyor.

Muhtemelen abluka ülkelerinin sosyal medyada Katar aleyhine yürüttüğü savaş için istihdam ettiği elemanlar Münih’teki toplantıya katılanlardan daha fazladır.

Bunu sosyal medyada birileri adına yürütülen savaşlardan da gözlemlemek mümkündür. Örneğin Suriye’de Baas rejiminin halka karşı fiili savaşı başlattığı ilk dönemlerde bazı kişiler sürekli haberlerin veya makalelerin altına Baas rejiminin ve ona destek veren İran’ın düşüncelerini ve tavırlarını yansıtan yorumlar ekliyorlardı. Sonra bazı haber sitelerinde bu yorumlara kısmen kısıtlama getirildi. Onlar da savaşlarını sosyal medya üzerinden yürütmeye devam ettiler.

Sosyal medyadaki savaşla birlikte sosyal medya asaparagasçılığı, yani yalancılığı, sahtekârlığı da yaygınlık kazanmaya başladı. Örneğin son dönemde Türkiye’nin Afrin operasyonuyla ilgili olarak PKK yanlıları, nereden insanların tepkilerine neden olacak bir manzara bulabilirlerse onu sosyal medyada yayınlayarak Türkiye askerlerinin saldırılarının neden olduğu manzaralar olarak kamuoyuna yansıtmaya çalışıyorlar. Bu görüntülerin daha önce başka yerlerde çekildiği ve başka olaylarla bağlantılı olarak zaten yayınlanmış olduğu ispat ediliyor. Ama onlar asparagas fotoğraflar üzerinden kamuoyunu yanıltmak için sosyal medya savaşlarını sürdürüyorlar.

Özellikle Batı kamuoyunu etkilemek amacıyla bu tür yalan haberlerle ve ilgisiz fotoğraflarla zihinlerde yanlış kanaatler oluşturma çabalarını sürdürüyorlar. PKK’nın ve onun Suriye kanadı durumundaki PYD’nin de sosyal medya savaşı için istihdam ettiği, yönlendirdiği, kendilerine strateji verdiği elemanlarının bulunması kuvvetle muhtemeldir.

Aynı şey FETÖ’nün sosyal medya üzerinden yürüttüğü savaş için de söz konusudur. Türkiye’deki darbe girişimi başarılı olamayan ve bu girişiminden dolayı Türkiye kamuoyunun ciddi tepkisiyle karşı karşıya gelen FETÖ özellikle Batı kamuoyunu etkilemek amacıyla bir sosyal medya savaşı yürütüyor.

Yalan bilgilere, gerçek dışı bağlantılara ve asılsız iddialara dayandırılan bu sosyal medya savaşı karşısında kamuoyunu doğru bilgilendirme amacıyla bir karşıt savaşın yürütülmesine ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz.

Internetin bu kadar yaygınlaşmasından sonra sosyal medyanın etkisi, normal medya organlarının etkisine ulaşmış hatta biraz da geçmiştir. Dolayısıyla bu alanın ihmal edilmemesi, basite alınmaması gerekir. Bu alanda bazı gönüllü çalışmalar var. Örneğin PKK’nın yalanlarının ortaya çıkarılması için, yayınladığı fotoğrafların Afrin’deki olaylarla ilgili olmadığını gösteren çeşitli mesajlar yayınlanıyor.

Fakat biz sadece gönüllü çalışmaların yeterli görülmemesi gerektiğini ve insanları bilgilendirmek, kamuoyunu yanıltma çalışmalarının etkisini ortadan kaldırmak için gönüllü çalışmalara ek olarak disiplinli bir çalışma yürütülmesine ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Böyle bir çalışmanın organize edilmesi çok fazla bir külfet yüklemez ama etkisi, faydası büyük olacaktır. Asparagas üzerinden bir yanıltma çalışması değil kamuoyunun yanıltılmasını önleme amacıyla doğru bilgilerle bir çalışma olduğu zaman yapılanların eleştirilmesini haklı kılacak bir gerekçe de olmayacaktır.