08 Aralık 2001, es-Sebil
ABD Dışişleri bakanı Colin Powell geçtiğimiz hafta Türkiye'ye geldi. Bu ziyaretin amacı Türkiye'nin Irak karşısında ABD'nin isteklerine tümüyle razı olmasını sağlamaktı. ABD, Irak'a operasyon konusunda Arap ülkelerinden yeterince destek bulamadığından Türkiye'nin desteğine büyük önem veriyor. Çünkü herhangi bir operasyon durumunda Türkiye bir köprü olarak kullanılacak. Bu yüzden son zamanlarda ABD'nin Türkiye'ye ilgisinde ve diplomatik ataklarında bir artış hissediliyor. Dışişleri bakanı Colin Powell'in ziyareti de bu ataklardan biriydi.
Powell'in Türkiye'deki görüşmeleri esnasında Irak'la ilgili planların da gündeme geldiği sanılıyor. Ancak Türkiye adına yapılan resmi açıklamalarda, Türkiye'nin Irak'a askeri operasyon yapılmamasını istediği dile getirildi. Çünkü Irak'a yönelik herhangi bir askeri operasyon Türkiye'yi her yönden olumsuz bir şekilde etkileyecek. Powell ise yaptığı açıklamalarda kesin ve net bir şey ortaya koymadı. Powell, şimdilik Irak'a operasyon düşünülmediğini söyledi. Fakat Irak'a askeri operasyon planının rafa kaldırıldığını da söylemedi. Powell'in açıklaması ABD'nin Arap dünyasından destek alamaması, Türkiye'nin de çekingen tavır sergilemesi sebebiyle şimdilik Irak'a askeri operasyonun ertelendiğini ama bu işten tümüyle de vazgeçilmediğini gösteriyordu. Bu itibarla bu planın uygulamaya geçirilmesi konusunda Türkiye'nin tavrı belirleyici unsur olacak.
Geçtiğimiz hafta Türkiye'yle ilgili önemli bir gelişme de Kıbrıs'ta Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile Rum lider Glafkos Klerides arasında doğrudan bir görüşme yapılması oldu. Görüşme başkent Lefkoşa'da Türk tarafında gerçekleşti. Böylece Rum lider Klerides 26 yıl aradan sonra ilk kez Türk tarafına geçen Rum yönetim lideri oldu. İkili görüşmeden fazla bir şey çıkmadı. Çünkü Türk tarafı, ya iki bağımsız devlet ya da eşit seviyeli iki ayrı federasyondan meydana gelen bir konfederasyon formülünde ısrar ediyor. Rum yönetimi ise henüz bu çözüm şeklini kabul etmiş değil. Denktaş ve Klerides'in yakın bir gelecekte de Rum tarafında bir ikili görüşme yapacakları bildirildi.
Bu sıralarda Türkiye'deki mevcut yönetim IMF'den kredi temin etmek için yoğun bir çaba içinde. Amerika'dan getirtilen "ekonomiden sorumlu bakan" Kemal Derviş de IMF kredilerinin gelmesi durumunda Türkiye'deki ekonomik krizin sona ereceği vaadlerinde bulunuyor. Oysa IMF'nin talepleri Türkiye'deki halkı daha da fakirleştirmeyi ve perişan hale sokmayı hedefliyor. İşte IMF'nin bu yöndeki talepleri geçtiğimiz hafta IMF heyetiyle yapılan görüşmelerin kesintiye uğramasına sebep oldu. Verilen bilgilere göre IMF heyeti Türkiye'deki yönetimden, verilecek kredi karşılığında kamu kuruluşlarında (devlete bağlı resmi ve iktisadi kurumlarda) çalışan 100 bin kişinin işten çıkarılmasını istedi. Türkiye'deki yönetim ise sadece 50 bin kişinin işten çıkarılmasına razı oldu. Bunun üzerine IMF heyeti görüşmelerden çekildi.