Gazze'de İşgale Karşı Direniş ve Zafer
Açıklamalar:
Fotoğraf 1: Filistinli, işgalci siyoniste kesinlikle toprağını satmamış, bilakis İslâm âleminin kendisini yalnız bırakmasına, bütün emperyalist güçlerin karşısındaki siyonist düşmana destek vermesine ve karşısındaki düşmanın her türlü askeri imkânlara sahip olmasına rağmen büyük fedakârlıklara katlanarak kararlılıkla, yalnızca Allah'a güvenerek yurdunu işgalden kurtarmak için savaştı.
Fotoğraf 2: Filistinli direnişci, dünyanın kendisini yalnız bırakmasına rağmen kendi savaş teknolojisini ve metotlarını kendisi geliştirerek işgalci siyoniste karşı mücadele etti. Birçokları Filistinlilerin hâlâ taşlarla savaştığını sanıyor. Evet, taş Filistin direnişinin sembolü olmuştur. Ama Filistinli artık taşlarla değil kendi geliştirdiği roketlerle, havan toplarıyla savaşmaktadır. Bu araçlar belki işgalci siyonistin savaş teknolojisi karşısında çok basit kalmaktadır. Ama o basit teknolojiyi kullananın kalbindeki iman ve zihnindeki kararlılık karşısındaki düşmanı dize getirebilmektedir.
Fotoğraf 3: Hakları ellerinden alınan, toprakları gasp edilen, yurtları işgal edilen insanlar için direniş, mücadele en meşru haktır. Haklı olanın kendini güçlü hissetmesi, haksız olanın ise başka hiçbir sebep olmasa bile sırf bu yüzden korkak olması tabiidir.
Fotoğraf 4: Bu insanlar haklı oldukları için direndiler. Çağdaş emperyalizm ve onun hizmetindeki tüm medya organları ise meşru bir mücadele içinde olan bu insanları haksız gösterebilmek için her yola başvurdu. Ama onlar hiçbir kınayanın kınamasından çekinmeyerek direnmeye, sabretmeye, kararlılıkla yürümeye devam ettiler ve Yüce Allah onlara zaferi nasip etti. İnşallah bu zaferin devamı gelecek ve Mescidi Aksa da özgürlüğüne kavuşacaktır.
Fotoğraf 5: Siyonistlerin Gazze'nin güneyinde gerçekleştirdikleri bir saldırıda yaralanan bir Filistinli çocuk. İşgalci saldırgan Filistinlilere saldırılarında hiçbir ölçü tanımadı. Kundaktaki bebekten evinden çıkamayan yatalağa kadar herkesi hedefine yerleştirdi. Bu durum Filistinli direnişçinin çok çetin bir savaşın içinde olduğunu gösteriyordu. Çünkü karşısındaki düşmanın hiçbir ölçüsü, kuralı, ahlâkî değeri yoktu. Onun için her şey mubahtı.
Fotoğraf 6: HAMAS'ın askeri kanadı durumundaki İzzettin Kassam Birlikleri saldırgan işgalciler karşısında azmi ve sabrı temsil eden aslanlardı. O aslanlar karşısında, bütün askeri teknolojiler ellerine verilse de siyonizm finolarının yapacakları bir şey yoktu.
Fotoğraf 7: Zafere giden yolda en önemli etken Yüce Allah'ın yardımıdır. Dolayısıyla en başta O'na güvenip O'ndan yardım dilemek gerekir. Bununla birlikte Resulullah (s.a.s.)'ın da bildirdiği üzere düşmana karşı gerekli araçlara başvurmak, "atmak" için günün gerektirdiği araçları geliştirmek gerekir. İman ve araç savaşta bir araya gelir, hedef de Allah'ın rızasını kazanmak olursa zafere giden yola girilmiş olur. Çünkü Yüce Allah: "Siz eğer Allah'a (O'nun dinine) yardım ederseniz O da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam tutar" diye buyurmaktadır.
Fotoğraf 8: HAMAS'ın Siyasi Birim başkanı Halid Meş'al'in işgalcilere yönelik şu seslenişi onların çekilmeye zorlanmalarını tam yerinde bir ifadeyle ortaya koyuyordu: "Uhrucu minhâ ve entum sâğirûn: Aşağılanmış olarak çıkın oradan!" Tıpkı Hz. Süleymân'ın Kur'an-ı Kerim'de geçen ifadesi gibi: "Onları oradan aşağılanmış ve küçük düşürülmüş bir halde çıkarırız."
Fotoğraf 9: Allah'ın vaadi her zaman gerçekleşmiştir. Yeter ki iman edenler bu vaadin gerçekleşmesini hak edecek bir konumda ve tutum içinde olsunlar. Bu vaadin gerçekleşmesi bazen uzun zaman alabilir. Bu zaman da imtihanın süresidir. İmtihanın süresi ve şartları asla imanları sarsmamalı.
Fotoğraf 10: Gazze yolun başlangıcıdır. Ama Filistin toprakları işgal kirinden temizleninceye kadar bu yürüyüş sürecek. İşgalci saldırgan taktik diye hazırladığı tüm tuzaklara kendisi düşücek inşallah.