Yurda dönüş hakkı ve ırkçı yasa

21 Temmuz 2018 Cumartesi, Yeni Akit

Siyonist işgalciler, özellikle Müslüman halkları yanıltmak için Filistinlilerin kendi topraklarını sattıkları yalanını yaydılar. Avrupa ve Amerika halklarını yanıltmak için ise “vatansız halka halksız vatan” sloganıyla uydurdukları yalanlardan istifade ettiler. Bu yalanlar Filistin topraklarının önceden boş arazilerden oluştuğu, yahudilerin gidip buraları ihya ettikleri sonra Arapların buraları ele geçirmek istedikleri iddiasına dayandırılan yalanlar ve saçmalıklardı.

İşgalci siyonistlerin ve onların arkasında duran ABD’nin Filistinlilerin yurda dönüş haklarının önünü kesmek amacıyla yıllardan beri oynamaya çalıştıkları oyunlar ve bugün geldikleri noktalarda başvurdukları taktikler onların bu iddialarının her ikisini de tamamen geçersiz kılmaktadır. Eğer Filistinliler gerçekten topraklarını satmış olsalardı bugün onları “yurdan dönüş hakkından” vazgeçmeye zorlama amaçlı planlar kurulmasına ve oyunlar oynanmasına neden ihtiyaç duyulacaktı? Toprağını satmış olan birinin yeniden o toprağa sahip olmak amacıyla o toprağı satın alanı sıkıştırması söz konusu olamazdı. Boş, sahipsiz arazinin ihya edilmesinden sonra orada hiçbir hakları olmayan birilerinin orayı mülk edinmek amacıyla, ihya edenleri sıkıştırmaları da mümkün olamaz.

Siyonistlerin bugün Filistinlilerin yurda dönüş haklarından vazgeçmemelerinden, bu haklarına binaen gasp edilmiş topraklarını ve evlerini geri almak için mücadele etmelerinden rahatsız olmalarının, onları bu haklarından vazgeçmeye ikna etmek veya zorlamak için çeşitli oyunlar oynamalarının sebebi zikrettiğimiz iki iddianın her ikisinin de yalan, uydurma ve saçma olmasından kaynaklanmaktadır.

Siyonist işgalcilerin gasp edilmiş Filistin topraklarını yahudilerin tarihi vatanları olarak ilan etmek suretiyle dünyanın her tarafındaki yahudilerin buraya göç etmeleri için kapıları açmak istemeleri, toprakları gasp edilmiş Filistinlilerin yurda dönüş haklarının önünün kapatılması içindir. Siyonistler bu topraklarda uluslararası hukuka göre meşru bir hakka sahip olmadıklarından dolayı “tarihi” iddiasının arkasına sığınmaya çalışıyorlar. Eğer bir halkın veya ulusun tarihin herhangi bir döneminde yaşadığı topraklar üzerinde hak iddia etmesi söz konusu olsaydı bugün dünyanın her yerinde mülkiyet hakkının el değiştirmesi gerekirdi. Kaldı ki yahudilerin tarihte Filistin topraklarında yaşamaları bundan iki bin yıl öncesine giden geçici bir dönem içindir ve o dönemden önce de bu topraklar gene Filistin olarak biliniyordu ve orada gene Filistinliler yaşıyordu. Eğer tarihte bir yerde yaşamış olmak orada hak iddia etmek için gerekçe olsa oranın gene Filistinlilere ait olması gerekir, çünkü yahudilerin geçici hakimiyetlerinden öncesi de Filistinlilere aittir.

Şunu da özellikle belirtelim ki siyonist parlamentonun bu yasayı çıkarmasının önemli amaçlarından biri de “Yüzyılın Anlaşması” olarak yutturulmaya çalışılan planın altyapısının hazırlanmasıdır. Söz konusu anlaşma planının en önemli amaçlarından biri de masaya oturacak Filistin tarafını, bugün dünyanın değişik ülkelerinde mülteci hayatı yaşayan yedi milyondan fazla Filistinlinin yurda dönüş hakkından vazgeçmeye zorlamaktır.

Ama siyonistler ve onun arkasında duran ABD her ne oyun oynarsa oynasın ve her ne yasa çıkarırsa çıkarsın Filistinliler yurda dönüş haklarından kesinlikle vazgeçmeyeceklerdir.

Not: Aylık Ribat dergisinin Ağustos 2018 sayısı için hazırladığımız yazıda ABD’nin “Yüzyılın Anlaşması” oyununu ayrıntılı bir şekilde ele almaya çalıştık. Bu yazımızı inşallah derginin yayınlanmasından sonra kişisel web sitemizden yani www.vahdet.info.tr adresinden de okumanız mümkün olacaktır.