23 Ağustos 2007 Perşembe, Vakit gazetesi
İşgalci Siyonist güçler, Mescidi Aksa'nın yakılmasının 38. yıldönümüne tekabül eden 21 Ağustos tarihinde gerçekleştirdikleri vahşi saldırılarda 24 saat içinde 14 Filistinliyi şehit ettiler. Bunların biri Batı Yaka'nın Nablus şehrinde 13'ü de Gazze'nin değişik bölgelerinde şehit edildiler. İkisi de küçük çocuktu. Çocukların hedef alındığı insanlık dışı saldırıda ayrıca birçok çocuk yaralandı. Diğer saldırılarda da çok sayıda yaralanan oldu.
Siyonist işgalcilerin saldırganlıkta bu derece cüretkâr olmalarının sebebi, "uluslar arası toplum" diye yutturulan uluslar arası mafyanın onlara destek ve dolayısıyla cesaret vermesiydi. İçerideki işbirlikçilerin onlara malzeme çıkarma, gerekçe oluşturma konusundaki gayretkeşlikleri ise oyunun biraz daha başarılı bir şekilde icra edilmesine imkân sağlıyordu.
Söz konusu komplo ve işbirlikçilerin oyunu sebebiyle Siyonist saldırganlar Gazze'ye füzeler ve bombalar yağdırdığı için arka arkaya hastanelere yaralılar getiriliyordu ki bunların arasında dediğimiz gibi çocuklar da vardı. Ama öte tarafta tüm Gazze bölgesinin elektrikleri kesildiği için hastaneler hizmet veremiyordu. Büyük bir felaketin sinyalleri alınıyordu. Bu arada işgalci Siyonistlerin planlarına hizmet amacıyla kurdurulmuş olan Feyyad hükümeti de doktorlara ve sağlık görevlilerine talimat göndererek greve gitmelerini istemiş, aksi takdirde maaşlarının ödenmeyeceği tehdidinde bulunmuştu. Bu yüzden bazı hastanelerde şehitlerin cesetlerinin kaldırıldığı morglarda cenaze hizmetinin verilmemesi sebebiyle insanlar doktorlara ve sağlık görevlilerine fena halde hiddetlenmişti. Ne var ki arka planda işgalci Siyonist devletin planlarına hizmet eden yerli işbirlikçiler vardı.
İşbirlikçi kadronun başını çeken Mahmud Abbas'ın sürekli Gazze'deki yönetimi yıpratma amacıyla uydurduğu iftiralar Siyonist devletle işbirliği içindeki Avrupa Birliği'nin karanlık komploya destek olmasına gerekçe oluşturabildi. İşbirlikçi başkan Mahmud Abbas, Gazze'deki yönetimin elektrik faturalarına ek vergiler koyduğunu ve bu vergilerden de özel amaçlar için yararlandığını iddia etti. Kendisi sarmaları ikişer ikişer yiyen körün yanındakine de "sarmaları niye çift çift yiyorsun?" demesi temsilindeki gibi. Abbas'ın adamlarının kirli işlerine ve yolsuzluklarına dair yüzlerce belge ortaya çıkarıldı. Bunların şimdiye kadar açıklananları sadece buzdağının su üstünde kalan kısmını oluşturuyor. Adamlar kendi çamurlarını ve kirli çamaşırlarını gölgede bırakabilmek için başkalarına iftira atıyorlar. Asıl amaçları ise bu tür iftiralar yoluyla bir bölgenin ahalisini toptan cezalandırmak, onlara iğrenç metotlarla umumi işkence yapmak.
Oysa gerçekte faturalarla, dağıtılan elektriğin maliyetinin karşılığı ve yasal olarak belirlenmiş vergilerin dışında hiçbir şey tahsil edilmiyordu. İsmail Heniyye hükümeti defterinden emin olduğu için atılan iftiralar hakkında Avrupa Birliği'nin komite oluşturup gerekli sorgulamayı yapmasını gönülden kabul edebileceğini açıkladı. Bu açıklama üzerine elektrik üretim istasyonlarında kullanılan yakıtların taşınması işleminin sponsorluğunu yapan AB yakıt nakliyatı işini yeniden başlattı. AB yetkilileri konuyla ilgili açıklamalarında bu işi başlatmak için Heniyye hükümetinin sözü edilen ek vergileri almayacağına dair garanti vermesini şart koşmuşlardı. Oysa Heniyye hükümeti o vergileri zaten almıyordu. Sadece almayacağına değil şimdiye kadar almadığına dair de garanti verebilirdi. Şu işe bakın! Siyonizme hizmet amacıyla iyice basitleşen ve böylece milyonlarca insana toptan eziyet eden işbirlikçi kadronun ortaya attığı basit bir iftirayı, ispat edilmemiş bir iddiayı gerekçe edinerek bütün Gazze'yi karanlığa boğabilen AB, Gazze ahalisini sanki Heniyye'den ve onun hükümetinden daha çok düşünüyormuş da elektrik faturalarının şişirilmemesi için yakıt nakliyatını durdurmuş. Kendi içinde çelişkilere boğulmuş bir karanlık komplo olduğu ne kadar da belirgin!
AB'nin politikası en başta Avrupa'daki sivil kuruluşların tepkisine yol açtı. Avrupa'daki 45 sivil toplum kuruluşu ve çalışma grubu, iftiralara ve kurgulara dayanan karanlık komplo neticesinde Gazze'nin karanlığa boğulmasına ve bölgede elektrik üreten santrallere yakıt sevkıyatının durdurulmasına şiddetle tepki gösterdi. Yapılan açıklamalarda bunun bölge ahalisini toptan cezalandırma amacına yönelik çirkin bir komplo olduğu vurgulandı. Açıklamada komplonun asıl amacının Gazze bölgesini bir karanlık hapishaneye dönüştürmek olduğu dile getirildi.