Saptırmalara Dikkat

19 Temmuz 2007 Perşembe, Vakit gazetesi

Son günlerde Gazze'deki ekonomik sıkıntılarla ilgili muhtelif haber ve yorumların medyaya yansıdığını görüyoruz. Ancak hadise doğru pencereden değil görüntüyü ters çeviren aynadan, olaylar çarpıtılarak yansıtılıyor. Asıl sebep üzerinde durulmayıp İslâmî hareketi yıpratma amacına yönelik yakıştırmalar öne çıkarılıyor.

Her şeyden önce Gazze'deki ekonomik sıkıntı yeni başlamadı ve sebebi de İslâmî hareketin, işbirlikçi çeteyi buradan tasfiyesi değildir. Sebep bu bölgenin Siyonist işgalciler tarafından kuşatma altında tutulmasıdır. İşbirlikçi mafya orada kalmaya devam ettiği dönemde de ekonomik sıkıntı vardı ve üstelik buna bir de can güvenliğinin olmaması sorunu eklenmişti. Gazze ahalisi hem aç kalmak hem de işbirlikçi çetenin tehdidi altında yaşamaktansa bunlardan açlığa katlanıp işbirlikçilerin tehditlerinden kurtulmayı tercih etti.

Elbette bu durum böyle devam edecek değil ve çözüm arayışları sürecek. Ama Filistin halkı yıllardan beri özgürlük mücadelesini muhtelif zorluklara, baskılara tahammül ederek sürdürüyor. Baskılar, aç bırakmalar ve uluslar arası emperyalizmin Siyonist işgalcilere destek vermesiyle etkisini gösteren kuşatmalar onu ve onun gerçek temsilcisi olan İslâmî hareketi mücadelesinden taviz vermeye zorlayamadı.

Gazze halkının, karşı karşıya olduğu ekonomik sıkıntıdan dolayı bölge yönetimini uluslar arası güce veya Türkiye'nin göndereceği bir kadroya vermeyi düşündüğüne dair iddialar tamamen saptırmadır. Filistin halkı topraklarının herhangi bir uluslar arası gücün veya bir başka ülkenin denetimine verilmesini değil özgür ve bağımsız olmasını istiyor. Gazze ahalisinin şu an dünyadan ve özellikle Müslüman halklardan istediği ise Siyonist kuşatmanın sona ermesi, özellikle de Rafah sınır kapısının açılması için bir şeyler yapmalarıdır. Yoksa Siyonist işgal devletinin planlarının önünü açacak komplolara alet olunması, bu halkın geleceğiyle ve özgürlük mücadelesiyle ilgili müspet hiçbir şey kazandırmayacaktır.

İşgalci Siyonistlerin Rafah kapısı üzerindeki kontrolünün sona ermesi için bu kapının Mısır'la Filistin tarafından kontrol edilmesi üzere HAMAS hükümeti öneride bulundu. Ama ne yazık ki Mısır yönetimi işgalcilerin işine gelecek bir tavır takınmayı tercih etti ve öneriyi kabullenmeye yanaşmadı. Şu an Türkiye'den istenen de işte bu kapı üzerindeki işgalci devlet denetiminin sona ermesi veya uluslar arası ya da İslâm dünyasına ait bir mekanizmayla Filistin yönetiminin birlikte yürüteceği bir denetimin başlatılmasıdır. Çünkü işgal devleti burayı bir zindan kapısı gibi kullanıyor, oraya zindan görevlisi olarak yerleştirdiği askerleri vasıtasıyla kapıyı istediği zaman açıp istediği zaman üstelik günlerce, haftalarca ve bazen aylarca kapalı tutuyor.

Özerk yönetim başkanı Mahmud Abbas artık arsızlığı kendine ayıp saymaz hale geldiğinden Mısır ve İsrail'e, Rafah sınır kapısının kapalı tutulması uygulamasının devam ettirilmesi çağrısında bulundu. Abbas'ın istediği Gazze ahalisinin işgalci saldırgan devletin sıkı denetiminden geçirileceği Kerem Ebu Sâlim kapısından girip çıkmaya zorlanmasıdır.

Mısır yönetiminin uygulamalarıyla işgalci Siyonist devletin işlerini kolaylaştırması sebebiyle de geçtiğimiz günlerde sınırda zorla bekletilenlerle Mısırlı güvenlik görevlileri arasında çatışmalar çıktı. Çatışmaların sınırda bekletilenlerden bazılarının kötü şartlardan ve çöl sıcağından dolayı ağırlaşmaları, bazılarının bayılması, hatta içlerinden komaya girenlerin olması ve ağırlaşanların el-Ariş hastanesine kaldırılmaları üzerine çıktığı bildirildi.

Saptırmalardan biri de Gazze'deki tutuklamalarla ilgilidir. Burada İçişleri Bakanlığı'na bağlı polis teşkilatı bazı kişileri uyuşturucu ticareti yapmalarından dolayı gözetim altına aldı. Ne kadar ilginçtir ki Batı Yaka'daki çete yönetimi ve işgalci Siyonist devletle işbirliği içindeki medya organları bu olayları el-Fetih'in Gazze'deki teşkilatlarına baskın düzenlenmesi ve örgüt mensuplarının tutuklanması olarak lanse edip olayları çarpıtmaya çalıştılar. Bir yandan HAMAS'ın Gazze'de el-Fetih örgütünü tamamen dağıttığını bir yandan da bu örgütün halen varlığını sürdüren teşkilatlarına baskın düzenlendiğini ileri sürerek çelişkiye düşüyorlar. Oysa HAMAS ne iddia edildiği gibi el-Fetih'in Gazze'deki yapılanmasına dokunmuş, ne de son tutuklamalarda bu örgütün mensuplarını hedef almıştır. Gerçekleştirdiği operasyonun amacı uyuşturucu ticaretinin üzerine gitmek ve bu ticareti sürdüren mafyayı dağıtmaktı. Siyonist devletin en önemli amaçlarından biri Filistinlilerin arasında uyuşturucunun yayılmasını ve bu yolla gençlerinin ifsat edilmesini sağlamaktır.