Filistin İslâmi Direniş Hareketi (HAMAS) FKÖ genel başkanı Yasir Arafat'ın Gazze ve Eriha'da siyonist yönetimin kontrolü altında bir özerk (!) yönetim kurulmasına ve buna karşılık siyonistlerin kutsal Filistin toprakları üzerinde kurmuş oldukları işgalci yönetimin tanınmasına dair ön anlaşmayı imzalamasıyla ilgili olarak yaptığı açıklamasında bunun Allah'a, Filistin halkına ve vatana karşı bir hıyanet olduğunu bildirdi. HAMAS'ın açıklamasında şöyle deniyor:
"Arafat ve onun zebanileri siyonistlerin varlık haklarını, topraklarımızı gasbetmelerinin meşru bir şey olduğunu resmen itiraf ettiler ve vatanımızın tamamını sattılar. Halkımızın tümüne gadrettiler. Ökçeleri üzerine geri döndüler. Halkımızın cihadını, ayaklanmasını ve kahramanca sürdürdüğü intifadasını başlatırken dayanmış olduğu prensiplerin, değerlerin ve kuralların tümünü reddettiler. Böylece teslimiyetçilik, halkımızın, İslâm ümmetinin ve gelecek nesillerin haklarının ayaklar altına alınması çizgisinde yeni bir sayfa açmış oldular.
Biz Filistin İslâmi Direniş Hareketi olarak şu hususlara özellikle dikkat çekmek istiyoruz:
1.HAMAS hareketi olarak biz ve bizimle beraber hareket eden bütün milli ve halkına karşı samimi gruplar işgalci siyonist yönetimin tanınması oyununa karşı çıkıyor ve Arafat'ın bunu imzalamasının ve siyonist düşmanı resmen tanımasının Allah'a, Peygamber'ine, İslâm ümmetine ve mücahid Filistin halkına karşı bir hıyanet olduğunu bildiriyoruz.
2.Arafat ve adamları işgalci düşmanı resmen tanımış, Filistin vatanının % 80'inden taviz vermiş, FKÖ'nün misakını (tüzüğünü) geçersiz kılmış, cihadı ve silahlı mücadeleyi küçük düşürmüş, halkımızın intifadasını terör eylemleri olarak nitelemiş, düşmanların çıkarlarının hizmetinde uşaklar olmayı kabul etmiş bulunmakta, halkımızı yanıltmaya ve onun aslında yenilgiye uğradığı intibaı vermeye çalışmakta, kendilerinin teslimiyetçi tutumlarını bir zafer ve milli bir başarı gibi tanıtmaya çabalamaktadırlar. Bütün bunların karşılığı ise bir hiçtir. Halkımızın cihadının ve gösterdiği fedakârlıkların amacının adeta terörist Rabin'in FKÖ'yü tanımasını, Clinton'un Yasir Arafat'ı tebrik etmesini sağlamak olduğu, Filistinlilerin değerli kanlarının sırf bunun için akıtıldığı ve bu sonucun adeta vatanın kurtarılmasına denk olduğu gibi garip bir intiba verilmeye çalışılmaktadır.
3.İşgale ve Arap yönetimlerin teslimiyetçi tutumlarına karşı durmak amacıyla başlatılmış olan kutsal intifada FKÖ'nün kararıyla başlatılmadı. Bu örgütün intifadanın başlatılacağı hakkında bir bilgisi bile yoktu. Dolayısıyla bu örgüt hiç bir şekilde intifadayı durdurmaya güç yetiremeyecektir. Eğer buna gücü yetseydi bunu zaten yıllar önce yapacaktı. Dolayısıyla biz kendilerini halkımızın cihadını ve intifadasını satmalarına karşı uyarıyoruz.
4.Müslüman halkımızın bütün gruplarını bu tehlikeli gidişe ve korkunç çöküşe dur demek için daha hızlı hareket etmeğe ve davamızın ve halkımızın kurtarılması için geniş çaplı bir konferans düzenlemeye çağırıyoruz.
5.Halkımızı içindeki bütün grupların aralarındaki dayanışmayı daha da güçlendirmelerini, görüş ayrılıklarını bir kenara bırakmalarını ve milli bir birlik gerçekleştirmelerini istiyoruz. Kendilerini aynı zamanda birbirini izleyen hıyanetlere ve tavizlere kesin şekilde karşı çıkmak için meşru olan bütün yolları sonuna kadar kullanmaya çağırıyoruz. Bu arada aynı halkın mensuplarının birbirleriyle çarpışmalarının kesinlikle yasak olduğuna özellikle dikkat çekiyoruz. Aksine düşmanın ve onun piyonlarının, oluşan havayı ve şartları aramızda fitne ateşini alevlendirme yönündeki amaçları için kullanmasına fırsat verilmemelidir.
6.Halkımızdan bütün şartlara ve engellere rağmen siyonist düşman karşısındaki cihadını sürdürmesini istiyoruz. Arafat'ın ve adamlarının halkımızın içindeki mücahitlere karşı durmamalarını bekliyoruz. Aksi takdirde onlar siyonist düşmanın çıkarlarını ve sınırlarını korumakla ve mücahitlere karşı durmakla görevlendirilmiş yeni bir Antuvan Luhad ordusu (1) sıfatı kazanmış olacaklardır.
Biz asla Allah'tan ümidimizi kesmeyiz. O'nun yardımı büyüktür. Halkımıza, onun cihadına, fedakârlığına ve şuuruna olan güvenimiz büyüktür. Zafere ulaşıncaya ve Filistin vatanı kurtarılıncaya kadar düşmanla aramızdaki savaş ateşi sönmeyecektir."
1) Güney Lübnan'da İsrail tarafından kurdurulan ve İsrail'in kuzey sınırlarını korumak, Lübnan'da yerleşmiş olan Filistinlilerin saldırılarını engellemek ve İsrail'in kuzeyden emniyetini sağlamakla görevlendirilmiş olan ordu.